Fikri ve Sinai Mülkiyet Hakları Hukuku

Fikri ve Sınai Haklar bir işletmenin marka ve patenti, faydalı modeli, proje ve buluşları, ürünleri üretim yöntemleri ve usulleri, teknik bilgi gibi tüm kimliğini oluşturan varlıklardır. Günümüzde ticari işletmelerin çoğalması ve markalaşma yolunda ilerleyen firmaların ürünlerinin sıklıkla korsanlarının yapılması işbu marka firmaların tüm malvarlıklarını ve maneviyatlarını zedelemektedir. İşbu fikri sınai mülkiyet hakları gerek müzik, film, oyun gerekse elbise, ayakkabı, çanta gibi tasarım ve emek içeren tüm faaliyet alanlarında karşımıza çıkmaktadır.

İşbu haklar ülkemizde 5846 sayılı Fikri Sınai Eserler Kanunu, 551, 554 ve 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler ile birçok uluslararası antlaşmalarla korunmakta olup, henüz yeni gelişen bir kurumdur. Marka yahut patentini tescil ettirmiş olan şirketler ürünlerini koruma altına almakta, yayma, çoğaltma, satma ve temsil etme gibi tüm mali ve manevi haklarını bizzat haiz olmaktadır. Ürünlerin tescil edilmemiş olması, fikri ve sınai hakkın varlığını ortadan kaldırmamakta, uzun süredir ürünlerinin kullanıldığının ispatı ya da renk, şekil, ismi ile kamuya mal olmuş ayırt edicilik özelliğinin bulunması yine bu kanun korumasından fayda sağlamasına yol açan şartlardır.

Tescilli marka, patent yahut faydalı model hakkına sahip ürünlerin hukuka aykırı yollardan satıldığı, çoğaltıldığının tespiti halinde tecavüzün önlenmesi ve hak sahibinin hakkına tecavüz eden ürünleri toplatmak için Savcılık Makamına şikayet hakkı bulunmaktadır. İşbu şikayet hakkı Kanun lafzından koruması bulunan şirketler, tescilli marka, patent, tasarım, coğrafi işaret, eser gibi hak sahipleri ve bazı koşulların varlığı halinde de lisans sahiplerine tanınmıştır. Ayrıca eser sahiplerinin ölümü halinde şikayet hakkı mirasçılarına geçmektedir. Her durumda olduğu gibi fikri sınai haklarda şikayet süreye tabi olup, Ceza Hukuku’ndan farklı olarak bu süre fiilin yahut failin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıldır. Savcılık Makamınca şikayetçinin şikayetinin ve delillerin değerlendirilmesi ile arama ve el koyma kararı verilerek 24 saat içerisinde kopyalanmış taklit veya sahte ürünler toplatılmakta ve muhafaza edilmektedir. İşbu hakka tecavüz etmiş olan sahte ürünleri satma, çoğaltma, temsil etme gibi hukuka aykırı fiilleri gerçekleştiren firma sahipleri ise, Fikri Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nde yargılamaya tabi olmaktadır.

Musiki, sanat ve edebiyat eserlerinden özellikle korsan film, korsan kitap yahut korsan oyun CD satışı ile sıklıkla karşılaşılmakta olup, çoğunlukla meslek birlikleri bu tip durumlarda şikayet etmekte ve ürünlerin tespiti halinde polis, jandarma vasıtasıyla baskın yapılmakta, şahıslar sadece satış yapsa dahi çoğunlukla çoğaltma fiilinden de sorumlu kabul edilerek yargılanmakta ve haklarında daha ağır cezalara karar verilebilmektedir.

Sahte, kopya ürünlerin tespiti ile hakka tecavüzün önlenmesi davası ve ardından hak sahibinin ürünlerinin kopyalanmasından, sahte ve daha düşük fiyatlara satılması gibi hukuka aykırı eylemlerden uğramış olduğu firma isminin ve markasının zedelenmesi sonucu maddi ve manevi zararların tespiti ile Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde tazminat davası açılmaktadır.

Tüm bu işlemler sadece ülke içerisinde değil, ithalat ve ihracat işlemleri esnasında Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na online başvuru ile hak koruması sağlanabilmekte, başvurunun yapılması ile ürünlere gümrük idaresince resen mallara el konulmakta ve tüm gümrük işlemleri durdurulmaktadır.

Tüm bu nedenlerle, hakları tecavüze uğrayan yahut haksız şekilde ürünleri toplatılan ve zarara uğrayan kişiler için soruşturma ve kovuşturma esnasında Proaktif Hukuk Bürosu’nun alanında uzman kadrosu ve tecrübeli avukatları, kanun ve Yargıtay içtihatlarını şahısların haklarını korumak için en iyi şekilde yorumlamakta ve mahkemelerin hukuka uygun karar vermelerini sağlamaktadır.