Yapı Denetim Hukuku

Menfur 99 ve Düzce depremleriyle hayatımıza giren 595 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasa Mahkemesince iptalinden sonra 29.06.2001 kabul tarihli 4708 sayılı Yapı Denetim Hakkında Kanun, ilgili Yönetmelik ve Bakanlığının çıkarmış olduğu genelgeleri esas alan Yapı Denetim Hukuku gerek teknik bir konu olması gerekse de konuyla alakalı uygulamanın az olması hasebiyle önceleri yeterince dikkate alınmamıştır.

Son zamanlarda özellikle İstanbul’da ve civar illerde İnşaat faaliyetlerinin yoğunluğu ve 4708 sayılı kanunun amaç kısmında yer alan “can ve mal güvenliğinin temini, imar planına, fen, sanat ve sağlık kurallarına, standartlara uygun kalitede yapı yapılması için proje ve yapı denetimi sağlamak ve yapı denetimine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi” gibi hususların hayati önem kazanması Yapı Denetim Hukuku’nun artık bilinebilir bir dal olmasını sağlamıştır.

Yapı Denetim Hukuku ile alakalı mezkur 4708 sayılı kanununun yürürlük tarihinden itibaren Proaktif Hukuk Bürosu olarak konuyla alakalı ciddi bir şekilde çalışma yapmaktayız; Bu bağlamda uzman kadromuz:

Yapı Denetim alanında faaliyet gösteren kuruluşlara proje, yapım ve yapımdan sonraki aşamalarda tüm mevzuatla alakalı hem ceza, hem idari hem de hukuk alanında online danışmanlık verilmesi ve özellikle Yapı Denetim Şirketlerinin hak edişlerini icra ve dava yoluna gitmeden sulh yoluyla çözülmesi konusunda uzun süreden beri hizmet vermektedir.

Teknik ve uzmanlık gerektiren Yapı Denetim  Hukukunda genel olarak sorunlar “yapı denetim hizmet sözleşmelerinin kanuna uygunluğu ve akabindeki işlemler”, ”Yapı Denetim Kuruluşlarının hak edişlerinin tahsili” ve “Yapı Denetim Kuruluşlarının cezai sorumluluğu” noktasında toplanmaktadır.

4708 sayılı kanunda hak edişlerin tahsili için Yapı Sahibi ile Yapı Denetim Kuruluşu arasında kanuna uygun bir yapı denetim sözleşmesinin varlığı ilk temel şarttır. Yapı denetim sözleşmesinin, 4708 sayılı kanunun 5.maddesinde yer alan unsurları taşıması gerekir. Bu sözleşmede asgari hizmet bedelinin belirtilmesi, hak edişlerin tespiti açısından oldukça önem  arz etmektedir.

Yapı Denetim Sözleşmesinden kaynaklanan hak edişler, hak ediş raporu düzenlendikten ve bu raporlar ilgili idare biriminin yetkili birimince onaylandıktan sonra 7 gün içinde yapı denetim kuruluşuna ödenir.

Yapı denetim kuruluşlarının hak edişlerinin tahsili için yapması gereken şey bize vekalet vermesi ve aşağıdaki evrakları göndermesidir:

  • Yapı Denetim Sözleşmesi
  • Tapu Senedi
  • Yapı Ruhsatı
  • Seviye Tespit Tutanağı
  • Denetim Hizmet Bedeline İlişkin Hak Ediş Raporu

Yapı denetim kanunu özellikle 1999 Marmara ve Düzce depreminin, kontrolsüz, denetimsiz, hızlı ve çarpık kentleşmenin, kaçak yapılaşmanın doğal afetler ile ne denli can ve mal kaybına sebep olduğunu tüm gerçekliği ile ortaya koyması sonrası sağlıklı yerleşme ve yapılaşma için; Yapıda can ve mal güvenliğini sağlamak, kaynak israfına sebep olan plansız, kontrolsüz ve kalitesiz yapılaşmayı önlemek, çağdaş norm ve standartlarda yapı üretmek ve bunun için yapı denetimini sağlamak, yapı hasarı nedeni ile zarara uğrayan kişilerin haklarını korumak ve doğabilecek zararların tazmini amaçları ile 595 sayılı KHK nin 10.07.2000 tarihinde yürürlüğe girmiş ve fakat anayasa mahkemesinin 24/05/2001 gün ve 2000/35E., 2001/90 K. sayılı kararı ile iptal edilmiştir. 595 sayılı KHK’nin iptali üzerine, can ve mal güvenliğini teminen, imar plânına, fen, sanat ve sağlık kurallarına, standartlara uygun kaliteli yapı yapılması için proje ve yapı denetimini sağlamak ve yapı denetimine ilişkin usul ve esasları düzenleme amaçları ile 29.06.2001 tarihli 4708 sayılı yapı denetim kanunu yürürlüğe girmiştir.

Kanunun hazırlandığı zaman itibari ile aceleye getirilmiş olması hazırlanan 4708 sayılı Yapı Denetim Hakkında Kanun sonrasında yürürlüğe konan Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliği arasında uyuşmazlık, uygulamalarda da sorunlar ortaya çıkarmıştır. Genelgeler ile kanunun açıklanması ve uygulamada ortaya çıkan sorunların çözümü yoluna gidilmiş bu durumda kanunun tarafları arasında uygulama sorunları nedeni ile karşılıklı anlaşmazlıklar, aksaklıklar ve uygulama tutarsızlıkları ortaya çıkarmıştır.