Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na sunulan ve Adalet Komisyonu’na havale edilen "Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" (Esas No: 2/3737), kamuoyunda bilinen adıyla 12. Yargı Paketi, Türk yargı sisteminde usul ekonomisini güçlendirmeyi, yargılama sürelerini kısaltmayı ve Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları doğrultusunda oluşan yasal boşlukları gidermeyi amaçlayan 29 madde ve 1 geçici maddeden oluşan çok kapsamlı bir torba kanun teklifidir.
Adli yargıdan idari yargıya, ceza muhakemesinden icra iflas hukukuna kadar geniş bir yelpazeyi dönüştürmesi öngörülen bu paketi; mahkum yakınları, dava tarafları ve hukukçular için yasal düzenlemeler, pratik senaryolar ve karşılaştırmalı yasal tablolar ışığında tam bir başvuru kılavuzu olarak inceliyoruz.
12. Yargı Paketi Af Getiriyor Mu?
Hayır. Kanun teklifinde veya Adalet Bakanlığı açıklamalarında herhangi bir genel af ya da infaz indirimi düzenlemesi bulunmamaktadır.
HAGB Kaldırılıyor Mu?
Hayır. Kurum aynen kalmaktadır ancak kararlara karşı uygulanan dar kapsamlı "itiraz" kanun yolu kaldırılarak yerine Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) nezdinde geniş kapsamlı istinaf yolu getirilmektedir.
Belirsiz Alacak Davası Kalkıyor Mu?
Evet. HMK 107. maddesi teklif metniyle tamamen yürürlükten kaldırılmaktadır. Sistem, genişletilmiş bir Kısmi Dava modeli üzerinden yürüyecektir.
İzale-i Şüyu (Ortaklığın Giderilmesi) Davaları Değişiyor Mu?
Evet. Taşınmazların icra yoluyla satışında birinci açık artırma ihalesi yalnızca mirasçı ortaklar arasında ve mahkemenin belirlediği resmi değerin (muhammen bedel) %100'ü ile yapılacaktır.
Duruşma Araları Kısalıyor Mu?
Evet. Hukuk mahkemelerinde iki celse arasındaki sürenin kural olarak en fazla 3 ay olabileceğine dair üst sınır getirilmektedir.
Aşağıdaki dosyalardan biri sizde varsa yeni düzenlemeler sizi doğrudan etkileyebilir:
HAGB dosyası (Ceza Davaları)
İşçilik alacağı ve tazminat davası
Ortaklığın giderilmesi (İzale-i Şüyu) davası
İdare aleyhine açılmış tam yargı / tazminat davası
İcra takibi ve kamu alacakları tahsili
Miras paylaşım uyuşmazlığı
Hukuki Durum Tespiti: Usul hukukundaki köklü reform dönemlerinde takvim hataları telafisi imkansız hak kayıplarına yol açabilir. Dosyanızın yeni düzenlemeler karşısındaki durumunu profesyonel bir bakış açısıyla değerlendirmek ve stratejinizi doğru kurgulamak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
12. Yargı Paketi; başta Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK), Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK), İcra ve İflas Kanunu (İİK) ve İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) olmak üzere pek çok temel mevzuatta eş zamanlı değişiklikler öngören bir reform tasarısıdır. 22 Haziran 2026 tarihinde Meclis'e sunulan teklif, şu anda TBMM Adalet Komisyonu gündemindedir.
Kamuoyuna ve meclis takvimine yansıyan değerlendirmelere göre, yargı paketinin yasalaşma sürecinin adli tatil öncesine yetiştirilmesi hedeflenmektedir. Ancak komisyon ve Genel Kurul görüşmeleri sırasında kanun maddelerinin revize edilmesi veya pakete yeni ek maddelerin eklenmesi her zaman mümkündür. Bu nedenle kesin hukuki sonuçlar ancak nihai metnin Resmî Gazete'de yayımlanmasıyla doğacaktır. Taslak metindeki usul değişikliklerinin, yürürlüğe giriş takvimi netleşene kadar yakından takip edilmesi gerekmektedir.
12. Yargı Paketi genel af, özel af veya denetimli serbestlik sürelerini uzatan bir infaz indirimi düzenlemesi niteliği taşımamaktadır. Adalet Bakanlığı yetkilileri ve meclis komisyon raporları, sosyal medyada dolaşan "%50 infaz indirimi" veya "3 yıl denetimli serbestlik" gibi iddiaların resmi bir yasal dayanağının olmadığını kesin olarak açıklamıştır.
Kamuoyuna yansıyan açıklamalara göre, paket kapsamında herhangi bir suç tipi için ceza indirimi ya da toplu salıverilme söz konusu değildir. Yargı reformu süreci, yargılamanın hızlandırılmasına odaklanmıştır. Bu nedenle, infaz hukukuna ilişkin süreçlerde yalnızca Resmî Gazete'de yayımlanacak kesinleşmiş metinlerin esas alınması, asılsız beklentilerin önüne geçilmesi açısından önem arz etmektedir.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB), sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan cezanın, belirli bir denetim süresi içinde yasal sonuç doğurmamasını ifade eden bir ceza muhakemesi kurumudur. 12. Yargı Paketi teklifi, HAGB kararlarına karşı uygulanan ve yalnızca aynı adliyenin bir başka ceza dairesi tarafından yürütülen dar kapsamlı "itiraz" yolunu tamamen kapatarak yerine Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) nezdinde "istinaf" denetimini getirmeyi öngörmektedir.
Yargı uygulamalarında karşılaşılan en belirgin aksaklıklardan biri, HAGB kararlarının esastan incelenememesiydi. Yeni dönem tasarısına göre HAGB kararları artık Bölge Adliye Mahkemesi'nde hem hukuki hem de maddi vakıa yönünden denetlenebilecek, hatta buradan çıkan kararlar Yargıtay temyiz incelemesine dahi taşınabilecektir. Ayrıca işkence, eziyet ve çocuklara karşı cinsel suç gibi ağır suçlarda HAGB uygulanması tamamen yasaklanarak cezasızlık algısının önüne geçilmesi hedeflenmektedir.
Kimleri Etkiliyor: Ceza davasında yargılanıp hakkında HAGB kararı verilmesi muhtemel olan tüm sanıklar, şüpheliler ve katılan (müşteki) taraflar.
Kimleri Etkilemiyor: Ağır ceza mahkemelerinde işkence, eziyet, çocukların cinsel istismarı gibi katalog suçlardan yargılananlar (bu suçlarda HAGB tamamen yasaklanmaktadır).
Avantajlar: Kararların esastan ve maddi vakıa yönünden üst mahkemece denetlenebilmesi adil yargılanma hakkını güçlendirir.
Dezavantajlar: İtiraz mekanizmasına göre istinaf süreçleri daha fazla zaman alabileceğinden kesinleşme süreleri uzayabilir.
Olay: Sanık A hakkında kasten yaralama suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası verilmiş ve HAGB uygulanmıştır.
Eski Hukuk: Sanık avukatı karara karşı Ağır Ceza Mahkemesine itiraz eder, mahkeme dosyayı sadece şekli olarak inceler ve itirazı büyük oranda reddederdi.
Yeni Hukuk Tasarısı (2026): Sanık avukatı dosyayı Bölge Adliye Mahkemesi'ne (BAM) istinafa taşıyacak. BAM, yerel mahkemenin delillerini ve kararın esasını baştan aşağı denetleyecektir.
Belirsiz alacak davası, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesinin imkansız ya da kendisinden beklenemeyeceği hallerde açılabilen dava türüdür. 12. Yargı Paketi ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 107. maddesinin tamamen yürürlükten kaldırılması ve belirsiz alacak davası kurumunun sistemden çıkarılması öngörülmektedir.
Dava türü seçiminde hata yapılmaması adına, bu kurumun kaldırılmasıyla birlikte koruyucu avantajların "Kısmi Dava" rejimine aktarıldığını belirtmek gerekir. Yeni sistemde kısmi dava açıldığında, artık alacağın sadece talep edilen kısmı için değil, kalan bütünü yönünden de zamanaşımı kesilmiş sayılacaktır. Davacı taraf, dava açmadan önce talep stratejisini belirleyerek tahkikat bitene kadar ıslah yoluna başvurmadan kalan miktarı talep edebilecektir.
Kimleri Etkiliyor: İşçilik alacakları (kıdem, ihbar, fazla mesai), cismani zarar tazminatları ve ticari alacak davası açacak tüm davacılar ve avukatlar.
Kimleri Etkilemiyor: Alacak miktarı davanın başında tam ve kesin olarak belirlenebilen (likit alacaklılar) taraflar.
Avantajlar: Dava açıldığı an alacağın tamamı için zamanaşımının durması, hak kayıplarını büyük oranda engeller.
Dezavantajlar: İlk ikame aşamasında dava harç ve strateji kurgusunun doğru yapılandırılmaması durumunda usulden ret riski barındırır.
Belirsiz alacak davasının kaldırılmasıyla birlikte hukuk sistemimizin tek alacak mekanizması haline gelecek olan Kısmi Dava, alacağın yalnızca bir kısmının dava edildiği durumlarda işletilir. 12. Yargı Paketi, kısmi dava açıldığında "saklı tutulan haklar" için zamanaşımının işlemeye devam etmesi adaletsizliğini ortadan kaldırmaktadır.
Olay: İşçi B, kıdem ve ihbar tazminatı alacağının tam miktarını bilmemektedir.
Eski Risk: Kısmi dava açtığında, dava dilekçesinde istemediği (saklı tuttuğu) kısım için zamanaşımı işlemeye devam eder, bilirkişi raporu geç çıkarsa alacağın geri kalanı zamanaşımına uğrayabilirdi.
Yeni Sistem Tasarısı (2026): İşçi B, 50.000 TL'lik kısmi dava açtığı an, alacağın kalan bütünü için de zamanaşımı duracaktır. Tahkikat bitene kadar ıslah yoluna başvurmadan, tek bir dilekçeyle alacağın kalan kısmını talep edebilecektir.
Ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davası, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine tabi taşınır veya taşınmaz mallarda ortaklar arasında aynen taksim sağlanamadığında malın icra yoluyla satılarak bedelinin paylaştırılmasını sağlayan iki taraflı bir dava türüdür. 12. Yargı Paketi teklifi, miras yoluyla intikal eden aile mallarının yabancı üçüncü kişilerin eline değerinin çok altında fiyatlarla geçmesini önlemek amacıyla icra satış usulünde köklü değişiklikler önermektedir.
Yargı uygulamalarında sıklıkla karşılaşılan örneklerde, mirasçıların kendi aralarındaki uyuşmazlıklar sebebiyle aile konutlarının veya arsaların, ihaleye giren üçüncü kişiler tarafından muhammen bedelin çok altında rakamlarla satın alındığı gözlemlenmiştir. Yeni paket tasarısı, mirasçılara bu duruma karşı çok güçlü bir öncelikli alım hakkı tanımaktadır.
İlk İhale Mirasçılara Özel: Miras kalan taşınmazın satışında birinci açık artırma ihalesi yalnızca paydaş malik mirasçılar arasında yapılacaktır.
%100 Muhammen Bedel Şartı: İlk ihalede mirasçılardan birinin malı alabilmesi için, mahkemece belirlenen rayiç değerin (mahkemenin belirlediği resmi taşınmaz değeri / muhammen kıymet) tam olarak yüzde yüzünü (%100) karşılaması yasal şarttır.
Herkese Açık İkinci Satış: İlk ihalede mirasçı ortaklardan alıcı çıkmazsa, ancak o zaman ikinci ihalede genel hükümlere geçilecek ve ihale herkese açık yapılacaktır.
Dijital materyallerde arama ve elkoyma, suç delillerinin elde edilmesi amacıyla şüpheliye ait bilgisayar, bilgisayar programı ve dijital kütüklerin incelenmesi sürecidir. 12. Yargı Paketi ile CMK m. 134 maddesindeki usul güvenceleri, kişisel verilerin belirsiz sürelerle adli emanette veya UYAP sisteminde tutulmasını engellemek adına tamamen güncellenmektedir.
Yeni taslakla birlikte dijital elkoyma işlemlerinde hakim onay süresi 24 saat olarak sınırlandırılmakta ve veriler el koyma tarihinden itibaren en geç 15 yıl içinde mutlak surette imha edilmektedir. Dijital cihazlara el konulduğu an, hak kayıplarının önüne geçilmesi adına bu yasal sürelerin ve kopyaların takibi yasal hak olarak aranmalıdır.
Duruşma aralıkları, hukuk mahkemelerindeki iki celse arasında geçen ve yargılamanın uzamasındaki en büyük etken olan zaman dilimidir. 12. Yargı Paketi’nin 22. maddesi ile yazılı yargılama usulünde duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak 3 ayı geçemeyeceği yönünde emredici bir usul kuralı teklif edilmektedir.
Yeni kanun teklifiyle duruşma aralarının 3 aya indirilmesi, usul ekonomisini ve makul sürede yargılanma hakkını doğrudan güvenceye alacaktır. Hakim bu süreyi aşmak zorundaysa, gerekçesini duruşma zaptına açıkça yazmak zorunda kalacaktır.
İdareye karşı ilamlı icra, adli veya idari mahkemelerden alınan ve kamu idarelerini borçlu gösteren mahkeme ilamlarının icra müdürlükleri vasıtasıyla cebri icraya konulmasıdır. Kamu bütçesinin gereksiz icra harçları ve icra masrafları ile zarara uğratılmasını engellemek amacıyla İcra ve İflas Kanunu'na yeni bir ön başvuru maddesi (m. 34/a) eklenmesi öngörülmektedir.
Yeni taslak düzenlemesi ile doğrudan icra takibi başlatma yolu ötelenmektedir. Alacaklı taraf, icraya gitmeden önce ilgili kamu idaresine yazılı olarak başvurmak ve banka hesap bilgilerini bildirmek zorundadır. İdarenin 30 günlük yasal ödeme süresi bulunmakta olup, bu süre içinde ödeme yapılmazsa ancak o zaman ilamlı icra takibi başlatılabilecektir.
İdari yargıda tek hakimlik sınırı, idare ve vergi mahkemelerinde üç hakimden oluşan heyet tarafından görülmesi zorunlu olmayan, uyuşmazlığın parasal değerine göre tek bir yargıç tarafından karara bağlanabilen dava eşiğidir. 12. Yargı Paketi teklifi ile tek hakimle görülen idari davalar için belirlenen parasal eşiğin 25.000 TL’den 486.000 TL’ye yükseltilmesi planlanmaktadır.
Bu parasal güncelleme sayesinde, daha önce heyet halinde incelenen birçok iptal ve tam yargı davası, memur disiplin cezaları, uyarma yaptırımları ve öğrenci disiplin işlemleri artık tek hakimle çok daha hızlı karara bağlanacaktır. Ayrıca İYUK m. 45 değişikliği tasarısıyla, Bölge İdare Mahkemeleri (BAM) istinaf incelemesi esnasında eksik gördüğü keşif ve bilirkişi işlemlerini bizzat kendisi yapabilecektir; dosya artık gereksiz yere ilk derece mahkemesine iade edilmeyecektir.
Yasal faiz oranı, borçluların temerrüde düşmesi veya borcun ödenmesinde gecikilmesi halinde kanun gereği alacağa işletilen faiz yüzdesidir. Anayasa Mahkemesi’nin, sabit oranlı yasal faizin yüksek enflasyon dönemlerinde alacaklının mülkiyet hakkını ihlal ettiğine ilişkin iptal tespiti doğrultusunda, 12. Yargı Paketi ile sabit faiz rejimine son verilmesi öngörülmektedir.
Yeni düzenleme taslağı uyarınca yasal faiz oranı, Merkez Bankası reeskont faiz oranının yüzde 80’ine endekslenmektedir. Faiz oranları Merkez Bankası reeskont faizine bağlanarak alacakların enflasyon karşısında erimesi engellenirken, borçlular için faiz yükünün eskiye oranla artacağı göz önünde bulundurulmalıdır.
1.Avukatlar:Usul Değişiklikleri.
Belirsiz alacak davasının kaldırılması, HAGB istinaf yolu ve duruşma aralarındaki 3 aylık sınır nedeniyle dava ve savunma stratejilerini baştan sona güncelleyeceklerdir.
2.İşçiler ve Alacaklılar:Kısmi Dava Rejimi.
Kıdem, ihbar veya ticari alacak davası açarken belirsiz alacak yerine kısmi dava açacaklar; ancak dava açıldığı an tüm alacak için zamanaşımı duracaktır.
3.Mirasçılar ve Hissedarlar:Taşınmaz Satış Güvencesi.
Ortaklığın giderilmesi davalarında aile mallarının değerinin altında üçüncü şahıslara satılması engellenecek, ilk ihalede öncelikli alım hakkına sahip olacaklardır.
4.Sanıklar ve Mağdurlar:HAGB İstinaf Denetimi.
HAGB kararları üst mahkemece esastan denetlenebilecek; ancak işkence, eziyet veya çocuklara karşı cinsel suçlarda HAGB koruması tamamen kalkacaktır.
5.Kamu Kurumları:İcra ve Yargı Sınırları.
Aleyhlerine açılan icra takiplerinden önce 30 günlük ön başvuru süresi kazanacaklar, idari yargıda ise 486.000 TL altındaki davalar tek hakimle hızlıca çözülecektir.
Kamuoyunda büyük bir beklenti oluşmasına rağmen, 12. Yargı Paketi kapsamına alınmayan ve bu düzenlemeden kesinlikle etkilenmeyecek olan gruplar şunlardır:
Genel Af Bekleyenler: Düzenleme ceza indirimi, infaz kuponu ya da mahkumların salıverilmesini içeren bir af yasası değildir.
Ehliyet Affı Bekleyenler: Trafik cezaları puan silinmesi veya el konulan ehliyetlerin iadesine yönelik bir madde barındırmamaktadır.
Adli Sicil ve Sabıka Affı İsteyenler: Sabıka kayıtlarının ve adli sicil arşiv bilgilerinin temizlenmesine dair bir kolaylık getirmemektedir.
İmar Barışı Bekleyenler: Kaçak yapıların yasallaştırılması veya yeni bir imar affı süreci pakette yer almamaktadır.
Usul hukukunda kural olarak "derhal uygulanırlık" ilkesi geçerlidir. Ancak mülkiyet ve adil yargılanma hakkını korumak adına 12. Yargı Paketi geçici maddeleriyle istisnai güvenceler getirilmiştir:
Yürürlük Öncesi Açılan Belirsiz Alacak Davaları: Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ikame edilmiş dosyalar, yasa kaldırılsa dahi eski HMK 107 hükümlerine göre görülmeye devam edecektir.
İlanı Verilmiş İcra Satışları: Satış memurluklarınca ilanı yapılmış ortaklığın giderilmesi ihaleleri eski kurallara göre tamamlanacak, yeni ilan edilecek dosyalar ise mirasçılara özel %100 muhammen bedel kuralına tabi olacaktır.
Duruşma Takvimleri: 3 aylık sınır, yasanın yürürlüğe girmesinden sonra mahkemelerce tayin edilecek yeni duruşma günlerinde bağlayıcı olacaktır.
Stratejik Analiz: Kanaatimizce 12. Yargı Paketi yasa teklifinin en radikal ve uygulamayı kökten değiştirecek düzenlemeleri HMK 107'nin (belirsiz alacak davası) yürürlükten kaldırılması ve HAGB kararlarının Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) istinaf incelemesine açılmasıdır.
Belirsiz alacak davasının kaldırılması, özellikle işçilik alacakları ve cismani zarar tazminatları alanında uzun yıllardır oturan dava ikame pratiklerini tamamen sonlandıracaktır. Kanun koyucunun kısmi dava açıldığı an alacağın tamamı için zamanaşımını durdurma güvencesi getirmesi olumlu bir adım olsa da, ilk dilekçe kurgusunda yapılacak usul hataları davaların esasa girilmeden reddedilmesi riskini artıracaktır.
Ceza muhakemesinde ise HAGB kararlarının dar şekli denetimden çıkarılarak BAM nezdinde maddi vakıa denetimine tabi kılınması, ceza yargılamasında hak arama hürriyetini ve adil yargılanma hakkını üst seviyeye taşıyacaktır. Düzenleme, Anayasa Mahkemesi'nin iptal gerekçelerini büyük ölçüde karşılar niteliktedir.
|
Madde No |
İlgili Kanun |
Düzenleme Konusu |
Öngörülen Kritik Değişiklik |
|
Madde 3 |
İcra ve İflas Kanunu (İİK m. 34/a) |
Kamu İlamlı İcraları |
İdareye karşı icra takibi açılmadan önce 30 günlük yazılı ön başvuru zorunluluğu. |
|
Madde 7 |
Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK m. 134) |
Dijital Materyal İncelemesi |
Elkoymada 24 saatlik hakim onayı ve veriler için maksimum 15 yıllık imha sınırı. |
|
Madde 10 |
Hakimler ve Savcılar Kanunu |
Bilirkişilik Müessesesi |
Hukuki konularda dosyayı haksız yere bilirkişiye gönderen hakime "Uyarma" disiplin cezası. |
|
Madde 12 |
Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK m. 231) |
HAGB Kararları Denetimi |
İtiraz yolunun tamamen kapatılması, BAM nezdinde esastan "İstinaf" kanun yolunun açılması. |
|
Madde 18 |
Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK m. 107) |
Belirsiz Alacak Davası |
Belirsiz alacak davasının sistemden kaldırılması, hakların Kısmi Davaya devredilmesi. |
|
Madde 22 |
Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK m. 147) |
Celse Aralıkları |
Yazılı yargılama usulünde iki duruşma arasındaki sürenin en fazla 3 ay olarak set edilmesi. |
|
Madde 25 |
İdari Yargılama Usulü Kanunu |
Tek Hakimle Dava Sınırı |
Heyet zorunluluğu olmayan tek hakim sınırının 25.000 TL'den 486.000 TL'ye yükseltilmesi. |
12. Yargı Paketi ne zaman yürürlüğe girer?
Cevap: Haziran 2026 itibarıyla teklif TBMM Adalet Komisyonu’ndadır. Meclis takvimine göre adli tatil öncesinde, yani 20 Temmuz 2026 tarihinden önce Genel Kurul'da kabul edilerek Resmî Gazete'de yayımlanması hedeflenmektedir; ancak komisyon süreçlerine göre bu takvim esneyebilir.
12. Yargı Paketi Resmî Gazete'de yayımlandı mı?
Cevap: Hayır. Kanun teklifi henüz yasalaşmadığı için Resmi Gazete'de yayımlanmış nihai bir metin bulunmamaktadır. Yargı süreçlerinizi etkileyecek yasal kesinlik ancak resmi yayım ile başlayacaktır.
12. Yargı Paketi eski davaları etkiler mi?
Cevap: Maddelerin niteliğine göre değişmektedir. Örneğin belirsiz alacak davasının kaldırılması yürürlük öncesi açılmış davaları etkilemezken, duruşma aralıkları ve icra ön başvuru şartı yasa çıktıktan sonra yapılacak işlemlerde derdest dosyalarda da uygulanacaktır.
12. Yargı Paketi işçi alacaklarını etkiler mi?
Cevap: Evet, doğrudan etkileyecektir. İşçi alacaklarında çok sık kullanılan belirsiz alacak davası kaldırılacağı için yeni davaların kısmi dava olarak açılması gerekecek; ancak dava açılmasıyla birlikte alacağın bütünü için zamanaşımı duracaktır.
12. Yargı Paketinde ehliyet affı, adli sicil silme veya imar barışı var mı?
Cevap: Hayır, kesinlikle yoktur. 29 maddelik resmi meclis teklif metni (Esas No: 2/3737) incelendiğinde; ehliyet affı, sabıka kayıtlarının temizlenmesi, adli sicil silinmesi veya imar barışı gibi maddelerin paket kapsamında yer almadığı açıkça görülmektedir.
Vesayet altındaki kişilerin malları nasıl satılacak?
Cevap: Türk Medeni Kanunu'ndaki değişiklik teklifiyle birlikte vesayet altındaki (kısıtlı) kişilere ait taşınır ve taşınmaz malların fiziki satış usulüne son verilmesi planlanmaktadır. Bu malların artık UYAP sistemine entegre şeffaf ve elektronik satış portalı üzerinden açık artırmayla satılması düzenlenmektedir.
12. Yargı Paketi (Esas No: 2/3737), Türk usul hukukunda hantallaşmış süreçleri canlandırmayı ve mahkemelerin üzerindeki iş yükünü dinamik yasal eşiklerle (idari yargıdaki 486.000 TL sınırı gibi) hafifletmeyi hedefleyen ciddi bir reform adımıdır. Taslak aşamasında olan bu maddelerin yasalaşma sürecinde revizyona uğrayabileceği göz önünde bulundurulmalı, derdest veya yeni açılacak dosyalarda hak kayıpları yaşanmaması adına süreç bir profesyonel eşliğinde takip edilmelidir.