KAMBİYO SENETLERİNE ÖZGÜ İCRA TAKİBİ NASIL YAPILIR? ÇEK VE SENET (BONO) İCRA TAKİP REHBERİ
Ticari hayatın ve finansal ekosistemin en dinamik araçları olan çek, bono ve poliçe, Türk Ticaret Kanunu (TTK) kapsamında "kambiyo senedi" olarak nitelendirilir. Kambiyo senetleri, içerdikleri hakların senede bağlı olduğu ve bu hakkın senetten ayrı olarak devredilemediği mücerret (sebepten soyut) borç ikrarlarıdır. İcra ve İflas Kanunu (İİK), bu belgelere dayanan alacakların hızlı, etkin ve kamusal otoritenin gücüyle tahsil edilebilmesi amacıyla genel haciz yoluyla takibe kıyasla çok daha sıkı korunan, borçlunun itiraz imkanlarını daraltan özel bir takip usulü öngörmüştür: Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu.
Uygulamada müvekkillerin en çok sorduğu soruların başında, alelade bir adi yazılı belge ile çek veya senet arasındaki farkın icra aşamasında nasıl tezahür ettiği gelmektedir. Adi bir sözleşmeye dayalı alacak için icra takibi başlatıldığında, borçlunun ödeme emrine yapacağı basit bir "Borcum yoktur" itirazı takibi durdurmaya yeterliyken; usulüne uygun düzenlenmiş bir çek veya senet söz konusu olduğunda, borçlunun itirazı kural olarak takibi durdurmaz. Bu durum, kambiyo senetlerine tanınan yüksek tedavül kabiliyeti ve kamu güveni ilkesinin doğrudan bir sonucudur. 2026 yılı itibariyle güncellenen parasal sınırlar, harç oranları ve e-tebligat entegrasyonu, bu takip usulünün usul ekonomisi içerisindeki yerini daha da tahkim etmiştir.
BONO (SENET) DÜZENLEME STANDARTLARI VE ZORUNLU UNSURLAR
Bir belgenin bono (senet) vasfını haiz olabilmesi ve kambiyo hukukunun sağladığı imtiyazlardan yararlanabilmesi için TTK Madde 776'da sayılan zorunlu unsurları eksiksiz içermesi gerekir. Bu unsurlardan birinin eksikliği, senedi kambiyo vasfından yoksun bırakır ve adi bir borç ikrarına dönüştürür.
- Bono veya Emre Muharrer Senet İbaresi: Metin içinde (veya yabancı dilde yazılmışsa o dildeki karşılığı) "Bono" kelimesinin açıkça geçmesi şarttır.
- Kayıtsız ve Şartsız Belirli Bir Bedeli Ödeme Vaadi: Senede "Mal teslim edildiğinde ödenecektir" veya "İş tamamlandığında geçerlidir" gibi şartlar eklenmesi senedin kambiyo vasfını sakatlar. Bedel hem rakamla hem de yazıyla gösterilmişse ve iki bedel arasında fark varsa, yazıyla gösterilen bedele itibar olunur.
- Vade: Bonoda vade unsuru zorunlu olmamakla birlikte, yazılmadığı takdirde senedin "görüldüğünde ödenecek bono" olduğu kabul edilir. Vade gününün net, şüpheye yer bırakmayacak ve kanunun öngördüğü dört vade türünden (Belirli bir günde, düzenlenme gününden belirli bir süre sonra, görüldüğünde, görüldükten belirli bir süre sonra) birine uygun olması gerekir.
- Ödeme Yeri: Gösterilmediği takdirde, senedin düzenlendiği yer ödeme yeri sayılır. Düzenleyenin adının yanında bir yer işaret edilmemişse ve düzenlenme yeri de yoksa, belge bono niteliğini kaybeder.
- Lehtar: Senedin kime veya kimin emrine ödeneceğinin (isim/unvan) açıkça belirtilmesi zorunludur. Hamiline bono düzenlenmesi hukuken mümkün değildir.
- Düzenlenme Tarihi ve Yeri: Düzenlenme tarihi, senedin hakiki bir kambiyo senedi olup olmadığının, zamanaşımı sürelerinin ve ehliyet durumunun tespiti için zorunlu unsurdur. Düzenlenme yeri gösterilmeyen senedin, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlendiği kabul edilir.
- Düzenleyenin İmzası: Senedi düzenleyen kişinin el yazısı ile atılmış imzası olmak zorundadır. Mekanik vasıtalarla, mühürle veya parmak basma yoluyla atılan imzalar bonoyu geçersiz kılar.
Duruşma salonlarında sıkça karşılaştığımız hatalardan biri, şirket müdürlerinin veya yetkililerinin şirket adına senet imzalarken düştükleri usul yanılgılarıdır. Şirket kaşesinin üzerine atılan tek bir imza şirketi bağlarken, açığa veya kaşenin dışına atılan ikinci bir imza, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca imza sahibinin şahsi sorumluluğunu doğurur.
ÇEKİN HUKUKİ NİTELİĞİ VE 2026 YILI İBRAZ SÜRELERİ
Çek, bonodan farklı olarak bir ödeme vaadi değil, bir ödeme emridir. Bir bankaya hitaben yazılan ve muhatabın sadece bir banka olabileceği bu kambiyo senedi, görüldüğünde ödenir. Türk hukukunda her ne kadar ileri tarihli çek düzenlenmesi pratik bir finansman aracı olarak kullanılsa da, çekin esası nakit para yerine geçmesidir.
Çeke dayalı bir icra takibi başlatabilmek için, çekin kanuni ibraz süreleri içinde muhatap bankaya sunulmuş olması ve karşılıksız olduğunun çek arkasına şerh edilmesi (çek arkası yazdırma) gerekir. TTK Madde 796 uyarınca ibraz süreleri şu şekildedir:
Düzenlenme Yeri ve Ödeme Yeri | Kanuni İbraz Süresi |
|---|---|
| Aynı İcra Çevresi / Aynı Şehir | 10 Gün |
| Farklı İcra Çevresi / Farklı Şehir | 1 Ay |
| Farklı Kıta veya Ülkeler (Aynı Kıta Ülkeleri Hariç) | 3 Ay |
İbraz süresi, çek üzerinde yazılı olan düzenlenme tarihinin ertesi gününden itibaren işlemeye başlar. Sürenin son gününün resmi tatile rastlaması halinde, süre ilk iş gününün tatil saatine kadar uzar. Bu sürelerin kaçırılması, senedin çek vasfını yitirmesine ve müracaat hakkının (cirhentlere, düzenleyene ve bunların kefillerine karşı) kaybedilmesine yol açar. Süresi geçen çek, yalnızca yazılı bir delil başlangıcı veya adi borç ikrarı olarak hüküm ifade edecektir.
ÇEK ARKASI YAZDIRMA VE HUKUKİ SONUÇLARI
Süresi içinde bankaya ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması halinde, muhatap banka, hamilin talebi üzerine çekin arkasına ibraz edildiği tarihi, saati ve karşılıksız kalma nedenini şerh etmekle yükümlüdür. Bu işleme uygulamada "çek arkası vurulması" veya "çek arkası yazdırma" denir.
Banka, her bir çek yaprağı için kanunen ödemekle yükümlü olduğu garanti tutarını (2026 yılı merkez bankası ve maliye güncellemeleri uyarınca belirlenen yasal asgari tutar) hamile ödemekle mükelleftir. Hamil, bu kısmi yasal tutarı kabul ederek kalan bakiye için çek arkasını yazdırabileceği gibi, bu hakkı saklı tutarak da takip başlatabilir. Çek arkasının usulüne uygun yazdırılması, düzenleyen kişi haricindeki ciro zincirinde yer alan cirhentlere ve varsa çek amillerine karşı müracaat hakkının kullanılması için bir ön şarttır. Çek arkası yazdırılmadığı takdirde, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapma imkanı ortadan kalkar; zira icra müdürü, takip talebini incelerken çekin arkasındaki banka şerhini aramak zorundadır.
KAMBİYO SENETLERİNE ÖZGÜ HACİZ YOLU İLE TAKİP SÜRECİ
Alacaklı, elindeki usulüne uygun çek veya senet ile borçluya karşı icra takibi başlatmak için yetkili icra dairesine başvurur. Takip süreci, titizlikle hazırlanmış bir takip talebi (Örnek No: 1) ile başlar.
- TAKİP TALEBİ (ÖRNEK NO: 1): Alacaklı Bilgileri, Borçlu Bilgileri, Alacak Tutarı, Faiz vb.
- İCRA MÜDÜRÜNÜN İNCELEMESİ: Senet Kambiyo Vasfını Haiz mi? Süreler Uygun mu?
- ÖDEME EMRİ (ÖRNEK NO: 10): Borçluya Tebliğ Edilir - 5 Gün İçinde İtiraz / 10 Gün Ödeme
Takip talebinde; alacaklının ve borçlunun T.C. kimlik numaraları, adresleri, alacağın yabancı para olması halinde devlet bankasının efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığı, talep edilen asıl alacak, takip tarihine kadar işlemiş faiz, faiz oranı ve talep edilen takip sonrası faiz türü net olarak belirtilmelidir. En önemlisi, kambiyo senedinin aslının ve borçlu adedi kadar onaylı fotokopisinin takip talebine eklenmesi zorunludur. İcra müdürü, senedin kambiyo senedi olup olmadığını ve vadesinin gelip gelmediğini re'sen (kendiliğinden) incelemekle yükümlüdür. İnceleme neticesinde şartların varlığı tespit edilirse, borçluya Örnek No: 10 ödeme emri gönderilir. 2026 yılı uygulamalarında, kurumsal şirketler ve avukatlar için Elektronik Tebligat (UETS) zorunlu olup, borçlunun e-tebligat adresine ulaşan bildirim, ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır.
ÖRNEK 10: ÖDEME EMRİ VE BORÇLUNUN SEÇENEKLERİ
Borçluya gönderilen Örnek 10 ödeme emri, genel haciz yolundaki ödeme emirlerinden farklı olarak çok daha kısa ve kesin süreler içerir. Borçlu, bu ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra hukuken üç ana yoldan birini seçmek durumundadır:
- Borcu Ödeme: Borçlu, borcun tamamını, işlemiş faizi, vekalet ücretini ve icra masraflarını ödeme emrinin tebliğinden itibaren 10 gün içinde icra dairesinin banka hesabına (IBAN) ödeyerek takibi kapatabilir.
- İtiraz veya Şikayette Bulunma: Borçlu, takibin haksız veya usulsüz olduğunu düşünüyor ise, tebliğden itibaren 5 gün içinde takibin başlatıldığı icra dairesinin bağlı olduğu İcra Hukuk Mahkemesine başvurmalıdır. İcra dairesine yapılan itirazlar geçersizdir.
- Hareketsiz Kalma: Borçlu 5 gün içinde itiraz etmez ve 10 gün içinde ödeme yapmazsa, takip kesinleşir. Alacaklı bu aşamadan itibaren borçlunun menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına (banka hesapları, maaş vb.) yönelik haciz işlemlerini başlatma yetkisi kazanır.
İMZA İTİRAZI VE USULÜ
Borçlu, senetteki veya çekteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ediyorsa, bu iddiasını ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde İcra Hukuk Mahkemesine sunacağı bir dilekçe ile dile getirmelidir (İİK Madde 168/4). İmza itirazı, kural olarak icra takibini durdurmaz. Ancak mahkeme, yapacağı ilk ön incelemede borçlunun dilekçesi ekinde sunduğu delilleri ciddi bulursa, dava sonuna kadar takibin muvakkaten durdurulmasına karar verebilir.
Mahkeme, imza incelemesini bilirkişi marifetiyle yürütür. Bu aşamada, borçlunun takibe konu senedin düzenlenme tarihinden önceki ve sonraki dönemlere ait resmi kurumlardaki (Tapu, bankalar, noterler, nüfus müdürlüğü vb.) samimi imzaları celbedilir. Ayrıca duruşmada borçlunun bizzat mahkeme huzurunda grafolojik incelemeye esas teşkil edecek yazı ve imza örnekleri alınır. Uygulamada müvekkillerin en çok sorduğu sorulardan biri de masraflarla ilgilidir; imza incelemesi için gerekli bilirkişi ve ekspertiz ücretlerini başlangıçta itiraz eden borçlu yatırmak zorundadır. İnceleme neticesinde imzanın borçluya ait olmadığı anlaşılırsa, mahkeme takibin durdurulmasına veya iptaline karar verir; ayrıca alacaklıyı senedi takibe koymada ağır kusurlu veya kötü niyetli bularak senet bedelinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına ve %10 para cezasına mahkum eder.
BORCA İTİRAZ VE SAVUNMA STRATEJİLERİ
Borçlu, imza haricinde borcun ödendiği, zamanaşımına uğradığı, yetkisiz icra dairesinde takip açıldığı veya borcun hiç doğmadığı gibi nedenlerle takibe itiraz edebilir. Borca itiraz da ödeme emrinin tebliğ edilmesinden itibaren 5 gün içinde İcra Hukuk Mahkemesine açılacak bir dava ile gerçekleştirilir.
Borca itirazda savunma yaparken en çok dikkat edilmesi gereken husus, İİK Madde 169/a uyarınca borcun itfa (ödenmiş) veya imhal (ertelenmiş) edildiğinin ancak resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatlanabileceğidir. Yani, "Ben bu borcu elden ödemiştim, şahidim var" savunması İcra Hukuk Mahkemesinde dinlenmez. Ödemenin makbuz, banka dekontu veya alacaklının imzasını taşıyan ibra belgesi ile tevsik edilmesi şarttır. Banka dekontu ile yapılan savunmalarda, dekontun açıklama kısmında borca konu çek veya senedin vade ve seri numaralarına net bir şekilde atıf yapılmış olması, savunmanın başarıya ulaşması açısından hayati önem taşır. Aksi takdirde Yargıtay, yapılan ödemenin başka bir borca mahsuben yapıldığını kabul etmektedir.
CİRO ZİNCİRİ VE CİRHENTLERİN HUKUKİ SORUMLULUĞU
Kambiyo senetleri, ciro ve teslim yoluyla tedavül eder. Senedin arkasını imzalayarak hakkı bir başkasına devreden kişiye "cirhent", devralana ise "hamil" denir. Ciro zincirinin tam ve kesintisiz olması, meşru hamil olmanın ve icra takibi başlatabilmenin birincil şartıdır.
Ciro zincirinde kopukluk varsa, örneğin senedin ön yüzünde lehtar olarak görünen kişinin cirosu bulunmadan üçüncü bir kişinin cirosuyla senet el değiştirmişse, son hamil senede dayanarak kambiyo takibi yapamaz. İcra müdürü veya mahkeme bu zinciri re'sen kontrol eder.
Kambiyo hukukunda "zincirleme sorumluluk" ilkesi geçerlidir. Meşru hamil, senedin vadesinde ödenmemesi ve gerekli protesto işlemlerinin yapılması (veya çekte karşılıksız şerhinin alınması) şartıyla, ciro zincirinde yer alan tüm cirhentlere, düzenleyene ve bunların avalistlerine (kefillerine) karşı takip başlatabilir. Bu kişilerin sorumluluğu müteselsildir; yani hamil borcun tamamını cirhentlerin sadece birinden talep edebileceği gibi, hepsine birden de yönelebilir. Ödemeyi yapan cirhent ise, ciro zincirinde kendisinden önce gelen kişilere ve asıl düzenleyene doğru rücu etme hakkına sahiptir.
KAMBİYO SENETLERİNDE ZAMANAŞIMI SÜRELERİ VE HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRELER
Kambiyo senetlerine dayalı alacaklar, kanunun öngördüğü sıkı zamanaşımı sürelerine tabidir. Bu sürelerin geçirilmesi halinde senet kambiyo vasfını kaybeder ve bu yolla takip yapılması imkansız hale gelir. TTK ve İİK uyarınca geçerli olan zamanaşımı süreleri şu şekildedir:
- Bonoda (Senet) Zamanaşımı: Bonoyu düzenleyene (ve varsa kefillerine) karşı açılacak takiplerde zamanaşımı süresi, vadeden itibaren 3 yıldır. Cirhentlere karşı açılacak rücu takiplerinde ise süre, hamil için protesto tarihinden, ödeyen cirhent için ise ödeme tarihinden itibaren 1 yıldır.
- Çekte Zamanaşımı: TTK Madde 814 uyarınca, hamilin; cirhentler, düzenleyen ve diğer borçlulara karşı sahip olduğu müracaat hakları, ibraz süresinin bitiminden itibaren 3 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Bir borçlunun diğerine karşı sahip olduğu rücu hakları ise ödeme veya dava tarihinden itibaren 3 yıldır (2026 yılı itibarıyla yürürlükte olan güncel kanuni süreler doğrultusunda).
Zamanaşımı, icra takibinin başlatılması, borçlunun borcu ikrar etmesi veya icra dosyasında yapılan son takipli işlem (haciz talebi, yenileme vb.) ile kesilir. Zamanaşımının kesilmesiyle, süre tamamen sıfırlanır ve baştan itibaren yeniden işlemeye başlar.
YARGITAY İÇTİHATLARI IŞIĞINDA GEÇERSİZLİK VE MENFİ TESPİT DAVALARI
Borçlu, icra takibinden önce veya takip devam ederken, maddi hukuk açısından alacaklıya borçlu olmadığını ispat etmek amacıyla Menfi Tespit Davası (İİK Madde 72) açabilir. Bu dava, kambiyo senedinin hatır senedi olduğu, bedelsiz kaldığı, kumar borcuna dayandığı veya temel ilişkideki edimin ifa edilmemesi nedeniyle geçersiz olduğu iddialarına dayanır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve dairelerinin yerleşik içtihatları uyarınca, menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davacı borçludadır; zira kambiyo senedi mücerret bir borç ikrarı olup, alacaklı temel ilişkiyi ispat etmek zorunda değildir. Ancak, alacaklı dava dilekçesine verdiği cevapta senedin veriliş nedenini (örneğin "borç para verdim" veya "mal sattım") spesifik olarak değiştirir ve borçlu da bu alt ilişkiyi çürütürse, ispat yükü yer değiştirebilir.
Menfi tespit davası açılması kendiliğinden icra takibini durdurmaz. Takibin durdurulması için, senet bedelinin %15'inden aşağı olmamak üzere nakit veya teminat mektubu biçiminde bir ihtiyati tedbir teminatının mahkemeye yatırılması ve mahkemeden takibin durdurulması yönünde ara karar alınması zorunludur. Dava borçlu lehine sonuçlanırsa takip iptal edilir; alacaklı haksız ve kötü niyetli bulunursa borç miktarının %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilir.
KARŞILIKSIZ ÇEKTE CEZAİ SORUMLULUK VE ŞİKAYET PROSEDÜRÜ
Çekin karşılıksız çıkması, yalnızca hukuki ve icrai bir takip konusu değil, aynı zamanda 5941 sayılı Çek Kanunu kapsamında cezai yaptırıma bağlanmış bir fiildir. Karşılıksız çek düzenleme suçunun cezası, her bir çekle ilgili olarak adli para cezasıdır. Bu adli para cezasının miktarı, çek bedelinin karşılıksız kalan kısmından az olamaz. Adli para cezasının ödenmemesi halinde, ceza doğrudan hapis cezasına dönüştürülür.
Karşılıksız çek şikayetinde bulunma hakkı meşru hamile aittir. Şikayet, çekin arkasının vurulduğu tarihten itibaren 3 ay ve her halükarda fiilin işlendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde icra mahkemesine yapılmalıdır. Bu süreler hak düşürücü nitelikte olup, bir gün dahi gecikilmesi şikayet hakkının düşmesine neden olur. Duruşma salonlarında sıkça karşılaştığımız hatalardan biri, ticari şirketlerin şikayet dilekçelerinde yetkili temsilci yerine yetkisiz kişilerin imzasıyla dava açmasıdır; bu durum usulden reddi beraberinde getirir. Mahkeme yargılama sonucunda sanık hakkında adli para cezasının yanı sıra, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına da hükmeder.
İHTİYATİ HACİZ REHBERİ: ALACAĞI GARANTİ ALTINA ALMA STRATEJİLERİ
Kambiyo senetlerine dayalı icra takiplerinde, borçlunun mal kaçırma ihtimalini bertaraf etmek amacıyla başvurulacak en efektif hukuki enstrüman İhtiyati Hacizdir (İİK Madde 257). İhtiyati haciz, vadesi gelmiş ve rehinle teminat altına alınmamış bir para alacağının zamanında tahsilini sağlamak amacıyla, mahkeme kararıyla borçlunun mallarına geçici olarak el konulması işlemidir.
Kambiyo senetlerinde vade gelmişse, alacaklı asliye ticaret mahkemesinden doğrudan ihtiyati haciz kararı talep edebilir. Mahkemeler genellikle senet bedelinin %10 ile %15'i arasında bir teminatın (nakit veya banka teminat mektubu) mahkeme veznesine depo edilmesini şart koşar. İhtiyati haciz kararının en büyük avantajı, borçluya ödeme emri gönderilmeden, yani borçlu durumdan haberdar olup mallarını devretmeden önce gıyabında banka hesaplarına, araçlarına ve tapularına blokaj konulabilmesidir. Karar alındıktan sonra 10 gün içinde icra dairesinden infazı talep edilmelidir; aksi halde karar kendiliğinden hükümsüz kalır. Haciz uygulandıktan sonra ise 7 gün içinde esas takibe (Örnek 10) geçilerek ihtiyati haciz icrai hacme dönüştürülmelidir.
UYGULAMADA SIK YAPILAN USULÜ HATALAR VE HAK KAYIPLARI
Proaktif bir yaklaşım sergilenmediği takdirde, icra dairelerinin ve mahkemelerin aşırı iş yükü altında yaptığı gözden kaçırmalar ciddi hak kayıplarına yol açabilir. Sahadan ve fiili dosya yönetimlerinden elde ettiğimiz tecrübeler ışığında en sık yapılan usul hataları şunlardır:
- Yetkisiz İcra Dairesinde Takip Başlatılması: Kambiyo senetlerinde borçlunun yerleşim yeri, senedin ödeme yeri veya sözleşmenin yapıldığı yer icra daireleri yetkilidir. Yetkisiz yerde açılan takibe borçlu 5 gün içinde itiraz ederse, dosyanın yetkili yere taşınması ciddi zaman ve masraf kaybına yol açar.
- Harçların Hatalı Hesaplanması ve Kısmi Ödeme Karmaşası: Çek arkası vurulduktan sonra bankadan alınan garanti tutarının veya borçlunun yaptığı kısmi ödemelerin ana paradan düşülmeden, senedin tam bedeli üzerinden takibe geçilmesi, borçluya icra mahkemesinde "borcun kısmen itfası" gerekçesiyle dava açma hakkı verir. Bu durum alacaklıyı tazminat riskiyle karşı karşıya bırakır.
- Protesto Şartının İhmal Edilmesi: Bonoda cirhentlere gidilebilmesi için vadeden itibaren 2 iş günü içinde noter vasıtasıyla protesto çekilmesi zorunludur. Bu süre geçirilip cirhentlere takip yapıldığında, cirhentlerin yapacağı itiraz mahkemece doğrudan kabul edilir ve takip iptal olur.
ÖZET
Çek ve Senette İcra Takibi Nasıl Yapılır? (Özet): Usulüne uygun düzenlenmiş, vadesi gelmiş bono veya arkası bankaca yazdırılmış çekin aslı ile yetkili icra dairesine başvurularak "Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu" ile takip başlatılır. İcra müdürünün onayının ardından borçluya Örnek 10 ödeme emri tebliğ edilir. Borçlunun imza ve borca itiraz süresi 5 gün, ödeme süresi ise 10 gündür. Süreçlerin hak kaybı yaşanmadan yönetilmesi için profesyonel hukuki destek alınmalıdır.
SIKÇA SORULAN SORULAR (SSS)
1. Senedin üzerindeki yazı ile rakam farklıysa hangisi geçerlidir?
Türk Ticaret Kanunu uyarınca, senet üzerinde hem yazı hem de rakamla belirtilen bedeller arasında çelişki bulunması halinde, yazıyla belirtilen bedele itibar olunur.
2. Zaman aşımına uğramış senet için icra takibi yapılamaz mı?
Zaman aşımına uğrayan senet kambiyo vasfını yitirir; dolayısıyla Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu (Örnek 10) ile takip edilemez. Ancak bu belge, genel haciz yoluyla (Örnek 7) ilamsız takipte veya açılacak bir alacak davasında "yazılı delil başlangıcı" olarak kullanılabilir.
3. İmza itirazı icra takibini kendiliğinden durdurur mu?
Hayır, kambiyo takiplerinde İcra Hukuk Mahkemesine yapılan imza itirazı takibi kendiliğinden durdurmaz. Takibin durması için mahkemeden bu yönde açık bir ihtiyati tedbir kararı (takibin muvakkaten durdurulması kararı) alınması gerekir.
4. Karşılıksız çek şikayeti için süre sınırı nedir?
Şikayet hakkı, çekin arkasının karşılıksız olduğunun şerh edildiği tarihten itibaren 3 ay ve her halükarda fiilin işlendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde İcra Ceza Mahkemesinde kullanılmalıdır.
5. Şirket kaşesi üzerine atılan çift imza kime ait sorumluluk doğurur?
Şirket kaşesi üzerine atılan ilk imza şirketi borç altına sokarken, aynı kaşenin üzerine veya açığa atılan ikinci imza Yargıtay içtihatlarına göre imza sahibinin şahsi müteselsil sorumluluğunu doğurur.
PROAKTİF HUKUK BÜROSU
Kambiyo mevzuatı, içerdiği çok kısa nitelikli süreler, hak düşürücü formaliteler ve usul ekonomisi kuralları nedeniyle hatayı affetmeyen bir hukuk alanıdır. Gerek çek arkası yazdırma sürelerinin takibi, gerek protesto ihbarnamelerinin çekilmesi, gerekse mal kaçırma riskine karşı zamanında ihtiyati haciz kararlarının alınması, ancak derin bir usul bilgisi ve profesyonel dosya takibi ile mümkündür.
Kuruluşundan bu yana kurumsal ve bireysel nitelikteki yüksek hacimli alacak takiplerini başarıyla yöneten ve geniş bir içtihat hafızasına sahip olan Proaktif Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, çek ve senet tahsili süreçlerinizde hak kayıplarını engellemek adına profesyonel dinamizmini devreye sokmaktadır. Haklarınızı yasal vadeler tükenmeden güvence altına almak, menfi tespit veya imza itirazı davalarında stratejik savunma mekanizmaları kurmak için uzman hukuk kadromuzla iletişime geçebilir, resmi randevu takvimimiz üzerinden nitelikli hukuki danışmanlık süreci başlatabilirsiniz.
