DEVRE MÜLK SÖZLEŞMESİ NASIL İPTAL EDİLİR? CAYMA HAKKI, TÜKETİCİ MAHKEMESİ VE SENETLERİN İADESİ REHBERİ

DEVRE MÜLK SÖZLEŞMESİ NASIL İPTAL EDİLİR? CAYMA HAKKI, TÜKETİCİ MAHKEMESİ VE SENETLERİN İADESİ REHBERİ
Bu makale Proaktif Hukuk Bürosu tarafından hukuki denetimden geçirilerek onaylanmıştır.

DEVRE MÜLK SÖZLEŞMESİ NASIL İPTAL EDİLİR? CAYMA HAKKI, TÜKETİCİ MAHKEMESİ VE SENETLERİN İADESİ REHBERİ

Devre mülk ve uzun süreli tatil sözleşmeleri, sağladığı dönemsel tatil imkanlarının ötesinde, tüketiciler için ciddi mali yükümlülükler ve mülkiyet hukuku sorunları barındıran karmaşık hukuki işlemlerdir. Uygulamada, agresif satış teknikleri, yanıltıcı reklamlar veya günübirlik tesis turlarında uygulanan yoğun psikolojik ikna yöntemleri neticesinde tüketicilerin özgür iradelerini tam olarak yansıtmayan sözleşmeler imzaladıkları sıklıkla görülmektedir. Bu rehber, gayrimenkul ve tüketici hukuku alanında uzman hukukçuların duruşma salonlarında ve fiili pratiklerde edindiği tecrübeler ışığında; hak kayıplarını önlemek, geçersiz sözleşmelerden kaynaklanan borç yükünü ortadan kaldırmak ve ödenen bedelleri hukuken geri almak amacıyla en ince ayrıntısına kadar kurgulanmıştır.

1. DEVRE MÜLK VE DEVRE TATİL KAVRAMLARININ HUKUKİ NİTELİĞİ

Devre mülk sözleşmelerinin iptali sürecine girmeden önce, imzalanan metnin hukuki niteliğinin doğru teşhis edilmesi gerekir. Zira hukuk aleminde yanlış teşhis, yanlış dava türünün seçilmesine ve dolayısıyla haklıyken haksız duruma düşülmesine sebebiyet vermektedir. Duruşma salonlarında sıkça karşılaştığımız en temel hata, mülkiyet hakkı doğuran "Devre Mülk" ile sadece şahsi hak doğuran "Devre Tatil" kavramlarının birbiriyle karıştırılmasıdır.

A. Devre Mülk Hakkı (Ayni Hak)

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 57 ve devamı maddelerinde düzenlenen devre mülk hakkı, mesken olarak kullanılmaya elverişli bir yapı veya bağımsız bölüm üzerinde, ortak maliklerin lehine yılın belirli dönemlerinde (en az 15 gün) istifade edilmek üzere kurulan müşterek mülkiyet payına bağlı bir irtifak hakkıdır. Resmi Şekil Şartı: Devre mülk hakkının kurulabilmesi ve geçerli olması için resmi senetle yapılması ve tapu siciline tescil edilmesi zorunludur. Hukuki Niteliği: Ayni bir haktır. Üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir, mirasçılara geçer, devredilebilir veya kiralanabilir.

B. Devre Tatil Hakkı (Şahsi Hak)

6502 sayılı Tüketiciyi Koruma Hakkında Kanun ve Devre Tatil ve Uzun Süreli Tatil Hizmeti Sözleşmeleri Yönetmeliği kapsamında düzenlenen devre tatil ise, tüketicinin belirli bir bedel karşılığında birden fazla dönem için bir veya birden fazla konaklama tesisinde dönemlik konaklama hakkı kazandığı, şahsi hak doğuran sözleşmelerdir. Süre Şartı: Sözleşme süresinin 1 yıldan uzun olması ve tüketicinin bu haktan en az yararlanacağı sürenin belirlenmiş olması gerekir. Hukuki Niteliği: Nispi (şahsi) bir haktır. Sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişilere karşı (tapu kaydı bulunmadığı için) doğrudan ileri sürülemez.

Kriter

Devre Mülk Hakkı (Ayni Hak)

Devre Tatil Hakkı (Şahsi Hak)

Uygulamadaki Şirket Tuzakları

Yasal Dayanak634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu6502 Sayılı TKHK & YönetmelikSözleşme başlığını karmaşık tutarak tüketiciyi yanıltma.
Şekil ŞartıResmi Şekil (Tapu veya Noterde Satış Vaadi)Yazılı Şekil (En az 1 yıldan uzun süreli)Ofiste veya otelde geçersiz "Adi Yazılı" sözleşme imzalatılması.
Hukuki SonuçGeçerli kurulursa tapu mülkiyeti ve tescil sağlar.Şahsi hak doğurur, sadece şirkete karşı ileri sürülür.Tapu devri yapılmadan "Üye Kartı" veya "Sertifika" ile oyalama.
İptal StratejisiResmi şekle uyulmadıysa baştan itibaren GEÇERSİZDİR.Cayma hakları veya ayıplı hizmet nedeniyle fesih.Şekil noksanlığı ileri sürülerek Sebepsiz Zenginleşme davası açılır.

2. TÜKETİCİ HUKUKU AÇISINDAN CAYMA HAKKI VE İSTİSNALARI

Tüketici hukuku, zayıf konumda olan tüketiciyi satıcı veya sağlayıcının agresif pazarlama stratejilerine karşı korumak amacıyla "koşulsuz cayma hakkı" tanımıştır. Devre mülk veya devre tatil sözleşmesi imzalayan bir tüketicinin, herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden dönebilmesi yasal bir haktır. 6502 sayılı Kanun uyarınca tüketici, sözleşmenin kurulduğu tarihten itibaren 14 gün içinde hiçbir gerekçe göstermeksizin ve hiçbir cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir.

Uygulamada müvekkillerin en çok sorduğu sorulardan biri şudur: "14 günlük süre ne zaman başlar?" Normal şartlarda bu süre sözleşmenin imzalanmasıyla başlar. Ancak, devre mülke konu taşınmazın tüketiciye fiilen teslimi gerçekleşmemişse veya sözleşme konusu yapı henüz inşaat aşamasındaysa, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda 14 günlük süre, taşınmazın fiili teslim tarihine kadar askıda kalır. Yani tesis tamamlanıp size usulüne uygun teslim edilmediği sürece, imza tarihinden aylar sonra bile 14 günlük yasal cayma hakkınızı kullanabilirsiniz.

Parametre / Durum

Yasal Süre

Şirket İhlali Durumu

Hukuki Sonuç & Strateji

Normal Şartlarda Cayma14 GünYokKoşulsuz ve cezasız sözleşmeden dönme hakkı kullanılır.
Eksik Bilgilendirme / Form Eksikliği1 Yıl + 14 GünÖn Bilgilendirme veya Cayma Formu verilmemesiCayma süresi otomatik olarak 1 yıl uzar.
Tesisin Teslim EdilmemesiSüre Askıdadırİnşaatın bitmemesi veya fiili teslimin yapılmaması14 günlük süre fiili teslime kadar başlamaz; her an cayılabilir.
Cezai Şart TalebiYasak (%0)Şirketin %20 veya benzeri cayma bedeli istemesiTamamen geçersizdir. Kesinti yapılmadan iade zorunludur.

3. CAYMA SÜRESİNİN 1 YILA UZADIĞI HUKUKİ HALLER

Satıcı veya sağlayıcı, mevzuatın emrettiği bilgilendirme yükümlülüklerini yerine getirmezse, tüketicinin cayma hakkı süresi uzar. Devre Tatil Yönetmeliği uyarınca satıcı; sözleşme imzalanmadan en az 1 gün önce tüketiciye Ön Bilgilendirme Formu vermek zorundadır. Ayrıca sözleşmenin ekinde, tüketicinin kolayca doldurabileceği ek bir Cayma Formu sunmak zorundadır.

Eğer satıcı bu formları hiç vermemiş, eksik vermiş veya usulüne uygun düzenlememişse, tüketici 14 günlük süreyle bağlı değildir. Bu durumda cayma hakkı süresi, 14 günlük sürenin bittiği tarihten itibaren 1 yıl uzar. Yani tüketici, sözleşme tarihinden itibaren 1 yıl 14 gün boyunca sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir ve ödediği tüm bedelleri kesintisiz geri isteyebilir.

4. CAYMA HAKKININ KULLANILMASINDA NOTER İHTARNAMESİNİN ÖNEMİ

Uygulamada tüketicilerin düştüğü en büyük tuzaklardan biri, cayma isteklerini şirkete telefonla, e-postayla veya tesise bizzat giderek sözlü olarak bildirmeleridir. Şirket yetkilileri genellikle "Tamam, işleminizi iptal ediyoruz, paranız haftaya yatacak" diyerek tüketiciyi oyalamakta ve 14 günlük hak düşürücü sürenin geçmesini beklemektedir. Süre geçtikten sonra ise ortada yazılı bir ispat olmadığı için iptal talebi reddedilmektedir.

Mevzuat uyarınca cayma hakkının kullanıldığının yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile satıcıya bildirilmesi zorunludur. Hukuki güvenliğin tam olarak sağlanması, sürenin kesin olarak belgelenmesi ve ileride açılacak olası bir davada kesin delil teşkil etmesi bakımından cayma bildiriminin noter vasıtasıyla ihtarname şeklinde gönderilmesi şarttır. İhtarname, sözleşmenin üstünde anteti ve vergi numarası bulunan resmi şirket unvanına gönderilmelidir. İhtarnamede "6502 sayılı Kanun ve Devre Tatil Yönetmeliği uyarınca yasal cayma hakkımı kullanıyorum. Sözleşmenin iptalini, imzalatılan senetlerin/çeklerin iptal edilerek tarafıma iadesini, ödediğim peşinatın 14 gün içinde hesabıma yatırılmasını talep ederim" ifadesi açıkça yer almalıdır.

5. TAPULU DEVRE MÜLK SÖZLEŞMELERİNİN GEÇERSİZLİĞİ VE İPTAL DAVALARI

Eğer 14 günlük veya 1 yıllık uzatılmış cayma süreleri tamamen geçmişse, sözleşmeden dönmek artık tüketici hukuku kapsamındaki basit bir ihtarname ile mümkün olmayabilir. Bu aşamada devreye Borçlar Kanunu ve Medeni Kanun’un genel hükümleri ile mülkiyet hukukunun katı şekil şartları girer. Türk Medeni Kanunu m. 706, Borçlar Kanunu m. 237 ve Kat Mülkiyeti Kanunu m. 58 uyarınca; taşınmaz mülkiyetini devreden veya devretmeyi taahhüt eden sözleşmelerin geçerli olabilmesi için resmi şekilde yapılması zorunludur. Taşınmazlarda resmi şekil, işlemin Tapu Sicil Müdürü veya Noter (Satış Vaadi şeklinde) önünde resmen akdedilmesidir.

Saha tecrübelerimiz göstermektedir ki, devre mülk satan şirketlerin büyük kısmı tapu dairesine gitmeden, kendi ofislerinde veya otel lobilerinde "Adi Yazılı" veya "Harici Satış Sözleşmesi" başlığı altında matbu evraklar imzalatmakta, ardından tüketiciye birer adet "Üye Kartı" veya geçersiz "Sertifika" vermektedir. Resmi şekil şartına uyulmadan yapılan adi yazılı devre mülk sözleşmeleri baştan itibaren mutlak butlanla batıldır, yani hukuken geçersizdir. Geçersiz bir sözleşmeye dayanarak taraflar birbirlerinden edimlerin ifasını talep edemezler.

6. SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME HÜKÜMLERİNE GÖRE İADE PROSEDÜRÜ

Geçersiz sözleşmelerde taraflar verdiklerini Türk Borçlar Kanunu’nun 120. ve devamı maddelerinde düzenlenen Sebepsiz Zenginleşme hükümlerine göre karşılıklı olarak iade etmekle yükümlüdür. Buna göre tüketici, geçersiz sözleşme uyarınca şirkete ödediği peşinatları, kredi kartı tahsilatlarını ve ödediği taksitleri geri isteyebilir; şirket ise tüketiciye henüz tapu devretmediği için sadece varsa fiili konaklama günlerinin bedelini mahsup edebilir. Bu süreçte açılacak Alacak veya Tapu İptal ve Tescil davası ile ödenen paraların yasal faiziyle tahsili amaçlanır.

7. AGRESİF SATIŞ TEKNİKLERİ, İRADENİN SAKATLANMASI VE HİLE DAVA STRATEJİLERİ

Birçok devre mülk mağduru, sürece kendi istekleriyle dahil olmadıklarını, "Ücretsiz anket kazandınız", "Günübirlik bedava termal otel turu", "5 yıldızlı otelde ücretsiz yemekli tanıtım" gibi vaatlerle tesislere götürüldüklerini belirtmektedir. Tesise varıldığında, yüksek sesli müzik eşliğinde, saatler süren ve psikolojik baskı yaratan agresif sunumlar yapılmakta; tüketicinin dış dünyayla iletişimi kesilerek, muhakeme yeteneği zayıflatıldığı bir anda sözleşmeler imzalatılmaktadır.

Türk Borçlar Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca taraflardan biri, diğerinin hilesiyle sözleşme yapmaya yöneltilmişse, hata düştüğü hileyi öğrenmesinden itibaren 1 yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını beyan ederek sözleşmeyi iptal edebilir. Devre mülk satışlarında hile genellikle şu şekillerde ortaya çıkar: Tesisin aslında var olmaması veya maket üzerinden gösterilen projeyle inşa edilenin hiçbir alakasının olmaması, kullanım döneminin tüketiciye asılsız vaatlerle satılması, yıllık aidatların çok düşük olacağının söylenmesine rağmen sözleşmeye ucu açık artış maddelerinin konulması.

8. CEZA HUKUKU BOYUTU: NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK SUÇ DUYURULARI

Eğer satıcı şirket, ortada hiçbir inşaat projesi veya tapu kaydı olmadığı halde, sadece paravan şirketler kurarak ve hayali tesisler göstererek sistematik bir şekilde para toplamışsa, bu durum Türk Ceza Kanunu m. 158/1-h (Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık) uyarınca Nitelikli Dolandırıcılık suçunu oluşturabilir. Bu durumda hukuki davaların yanı sıra Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulması stratejik bir hamledir ve şüpheliler üzerinde ciddi bir hukuki baskı oluşturur.

9. DEVRE MÜLK AİDATLARI VE KULLANILMAYAN DÖNEMLERİN HUKUKİ DURUMU

Duruşma salonlarında sıkça karşılaştığımız hatalardan biri de, tüketicilerin "Ben bu yıl devre mülke gitmedim, o yüzden aidat ödemek zorunda değilim" şeklindeki yanlış inanışlarıdır. Şirketler, tüketicilerin gitmediği yıllara ait aidatları faiziyle biriktirmekte ve toplu icra takipleriyle tüketicilerin banka hesaplarına veya maaşlarına haciz koydurmaktadır. Kat Mülkiyeti Kanunu ve Devre Tatil Yönetmeliği uyarınca, geçerli bir devre mülk sözleşmesinde malik veya hak sahibi olan kişi, tesisten fiilen yararlanmasa dahi ortak giderlere ve aidatlara kendi payı oranında katılmak zorundadır.

Ancak bu durum, şirketin fahiş ve dayanaksız aidatlar belirleyebileceği anlamına gelmez. Eğer karşılaştığınız aidat talebi usulsüz ise şu hukuki yollara başvurulabilir: Sözleşmenin Geçersizliği Def'i: Eğer sözleşme adi yazılı yapılmış ve tapu devri kurulmamışsa, sözleşme baştan itibaren geçersiz olduğu için şirket sizden geçersiz sözleşmeye dayanarak aidat talep edemez. İcra takibine maruz kalındığında, sözleşmenin geçersizliği ileri sürülerek takibe itiraz edilmelidir. Hizmetin Verilmemesi (Ödemeden Kaçınma Hakkı): Eğer tesis bakımsızsa, vaat edilen termal su veya havuzlar çalışmıyorsa, yani şirket kendi edimini yerine getirmekten kaçınıyorsa, TBK m. 97 uyarınca tüketici de kendi edimi olan aidatı ödemekten kaçınabilir.

10. SENETLE SATILAN DEVRE MÜLKLERDE İCRA TAKİPLERİNİN DURDURULMASI VE MENFİ TESPİT

Devre mülk satış ofislerinde tüketicilere peşinat haricindeki bakiye için genellikle aylara bölünmüş bonolar (senetler) imzalatılmaktadır. Tüketici sözleşmeyi iptal etmek istediğinde ise şirket bu senetleri ya üçüncü kişilere ciro etmekte ya da doğrudan icra müdürlükleri vasıtasıyla takibe koymaktadır. 6502 sayılı Kanun’un 4. maddesinin 5. fıkrası uyarınca: "Tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebilir. Bu fıkra hükümlerine aykırı olarak düzenlenen senetler tüketici yönünden geçersizdir."

Uygulamada şirketler bu kuralı çiğneyerek Emre Yazılı tek bir toplu senet almaktadır. Emre yazılı olarak alınan bu senetler tüketici yönünden mutlak surette geçersizdir. Şirket bu senetle icra takibi başlattığında, süresi içinde İcra Hukuk Mahkemesi’ne başvurularak takibin iptali veya Menfi Tespit davası açılarak %15 teminat mukabilinde İhtiyati Tedbir talep edilmelidir. Tedbir kararı alındığı takdirde, dava sonuna kadar maaşınıza veya malvarlığınıza haciz konulması engellenmiş olur.

11. ŞİRKETLERİN İFLASI VEYA UNVAN DEĞİŞTİRMESİ DURUMUNDA ORGANİK BAĞ TEORİSİ

Devre mülk sektöründe en sık karşılaşılan mağduriyet modellerinden biri de, parayı tahsil eden şirketin bir süre sonra içini boşaltarak iflas bayrağını çekmesi veya unvanını değiştirerek izini kaybettirmeye çalışmasıdır. Sözleşme imzaladığınız şirket ortadan kaybolmuş ancak aynı tesis başka bir şirket adı altında işletilmeye devam ediyorsa, hukukta "Organik Bağ" ve "Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması" teorileri uygulanır. Eğer yeni şirketin ortaklık yapısı, yönetim kurulu, faaliyet adresi veya ticari işletme unsurları eski şirketle örtüşüyorsa, mahkemeden yeni şirketin de bu borçlardan müteselsilen sorumlu tutulması talep edilir ve tahsilat imkanı aranır.

12. HUKUKİ SÜREÇTE GÖREVLİ VEYA YETKİLİ MAHKEMENİN TESPİTİ

Devre mülk sözleşmesinin iptali davasında davanın açılacağı mahkemenin (görev) ve hangi şehirde açılacağının (yetki) yanlış belirlenmesi, davanın usulden reddedilmesine ve aylar süren zaman kayıplarına yol açar. Görevli Mahkeme: Tüketici Mahkemeleridir. Sözleşmenin taraflardan biri "Tüketici", diğeri ise "Satıcı/Sağlayıcı" ise görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi'dir. Yetkili Mahkeme: 6502 sayılı Kanun m. 73/5 uyarınca, tüketici davaları tüketicinin yerleşim yerinin (ikametgahının) bulunduğu yerdeki mahkemede açılabilir. Ancak dava tapu iptal ve tescil talepli ise, HMK m. 12 uyarınca taşınmazın aynına ilişkin olduğundan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.

13. MAHKEME SÜRECİNDE DELİLLERİN TOPLANMASI VE BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ

Bir devre mülk iptali davasının başarıyla sonuçlanması, iddiaların hukuki delillerle desteklenmesine bağlıdır. Mahkeme aşamasında hakimlerin ve bilirkişilerin incelediği temel unsurlar şunlardır: Sözleşme aslı veya sureti, banka dekontları, kredi kartı ekstreleri, elden nakit ödendiğine dair tahsilat makbuzları, noter ihtarnamesi ve tebliğ şerhi, tapu kayıt örnekleri. Mahkeme kanalıyla tesiste yapılacak keşifte, vaat edilen tesisin bitip bitmediği, projeye uygunluğu ve iskan durumunun tespiti bilirkişi heyeti vasıtasıyla rapor altına alınır.

Delil Türü

Hukuki Önemi ve İspat Amacı

Temin Edileceği Yer

Kritik Not

Sözleşme Aslı/Suretiİmza tarihleri, taraflar ve geçersizlik durumunun incelenmesiMüvekkil / Davalı ŞirketSözleşmenin 'adi yazılı' olduğunun tespiti ilk kuraldır.
Noter İhtarnamesiCayma hakkının süresi içinde kullanıldığının kesin ispatıNoterlik KayıtlarıTebliğ şerhi mutlaka notere gidilerek işletilmelidir.
Ödeme BelgeleriSebepsiz zenginleşme gereği iadesi istenecek net tutarın tespitiBanka Kayıtları / MakbuzlarElden ödemelerde şirket kaşeli makbuzlar hayati önem taşır.
Keşif ve BilirkişiTesisin fiziki durumu, ayıplı ifa ve iskan belgesi kontrolüMahkeme Eliyleİnşaatın tamamlanmaması 14 günlük süreyi askıda tutar.

14. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU VE DAİRE KARARLARI ANALİZİ

Devre mülk davalarında yerel mahkemelerin kararlarını şekillendiren en önemli unsur Yargıtay’ın istikrar kazanmış içtihatlarıdır. Davalarımızda sıklıkla referans gösterdiğimiz ana kararların özetleri şu şekildedir:

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas: 2020/13-642 Karar: 2022/118: "Tüketicinin konaklama tesisini fiilen görmeden, agresif satış yöntemleriyle imzalamış olduğu devre mülk satış vaadi sözleşmelerinde, cayma hakkının süresinde kullanılması tesisin fiilen teslim edilmesine bağlıdır. Tesis teslim edilmediği sürece cayma hakkı süresi işlemeye başlamaz. Resmi şekil şartına uyulmadan yapılan adi yazılı sözleşmeler geçersiz olup, taraflar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre aldıklarını iade etmekle yükümlüdür." Yargıtay 13. Hukuk Dairesi Esas: 2018/4211 Karar: 2019/5842: "Tüketici uyuşmazlıklarında düzenlenen bonoların 'nama yazılı' olarak düzenlenmesi zorunlu olup, emre yazılı düzenlenen senetler tüketici yönünden geçersizdir. Geçersiz senetlere dayanılarak başlatılan icra takipleri iptal edilmelidir."

15. SIKÇA SORULAN SORULAR VE PRATİK ÇÖZÜMLER

Devre mülk sözleşmesini iptal ederken ödediğim parayı geri alabilir miyim?

Evet. Sözleşmenin cayma hakkı kapsamında veya mahkeme kararıyla iptal edilmesi durumunda, satıcı şirket ödemiş olduğunuz peşinatı, taksitleri ve kredi kartı tahsilatlarını yasal faiziyle birlikte iade etmekle yükümlüdür.

Şirket bana "Cayma hakkınız bulunmamaktadır" maddesi imzalattı, bu madde geçerli midir?

Hayır. 6502 sayılı Kanun emredici niteliktedir. Tüketicinin yasal haklarını kısıtlayan veya ortadan kaldıran sözleşme maddeleri hukuken tamamen geçersizdir.

Devre mülk davası ne kadar sürer?

Tüketici Mahkemeleri’ndeki yoğunluğa ve tesiste keşif yapılıp yapılmayacağına bağlı olarak davalar ilk derece mahkemesinde ortalama 8 ila 14 ay arasında sonuçlanmaktadır.

Gitmediğim tesis için benden aidat isteniyor, icra takibi başlatılmış ne yapmalıyım?

Eğer sözleşmeniz resmi şekilde yapılmamışsa (adi yazılıysa), sözleşme geçersiz olduğu için takibe 7 gün içinde "borcum yoktur" diyerek itiraz etmelisiniz. Resmi tapunuz varsa, aidatın fahişliği veya hizmetin ayıplılığı üzerinden hukuki savunma yapılmalıdır.

16. HUKUKİ DANIŞMANLIK VE İLETİŞİM

Devre mülk sözleşmelerinin iptali, sadece dilekçe yazmaktan ibaret olmayan; hak düşürücü sürelerin takibini, kıymetli evrak (senet) hukukunu, mülkiyet mevzuatını ve Yargıtay içtihatlarının anlık analizini gerektiren teknik bir süreçtir. Yapılacak usuli bir hata, senetlerinizin icraya konulmasına ve telafisi imkansız maddi zararlara yol açabilir. Proaktif Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, kurulduğu günden bu yana gayrimenkul ve tüketici hukuku alanında edindiği köklü uzmanlıkla, devre mülk mağdurlarının haklarını koruma altına almaktadır. Sözleşmelerinizin iptali, senetlerinizin iadesi ve fahiş aidat takipleriyle hukuki mücadele için büromuzun uzman kadrosundan profesyonel danışmanlık ve dava vekilliği hizmeti alabilirsiniz. Hak kayıplarınızı engellemek ve yasal süreci doğru başlatmak adına web sitemiz üzerinden veya iletişim numaralarımızdan randevu talep edebilirsiniz.


Bu Makaleyi Paylaş




MAKALELER SIKÇA SORULAN SORULAR ETKİNLİKLER VİDEOLAR
cheap air max|cheap air jordans|pompy wtryskowe|cheap nike shoes| bombas inyeccion|cheap jordans|cheap jordan shoes|wholesale jordans|cheap jordan shoes|cheap dunk shoes|cheap jordans|wholesale jewelry china|cheap nike shoes|wholesale jordans|cheap wholesale jordans|cheap wholesale nike