DİSTRİBÜTÖRLÜK (TEK SATICILIK) SÖZLEŞMESİ: HAKLI FESİH, İHBAR SÜRELERİ VE PORTFÖY TAZMİNATI

DİSTRİBÜTÖRLÜK (TEK SATICILIK) SÖZLEŞMESİ: HAKLI FESİH, İHBAR SÜRELERİ VE PORTFÖY TAZMİNATI
Bu makale Proaktif Hukuk Bürosu tarafından hukuki denetimden geçirilerek onaylanmıştır.

DİSTRİBÜTÖRLÜK (TEK SATICILIK) SÖZLEŞMESİ: HAKLI FESİH, İHBAR SÜRELERİ VE PORTFÖY TAZMİNATI

Distribütörlük sözleşmesi (Uygulamadaki adıyla tek satıcılık sözleşmesi), sağlayıcı (üretici veya ithalatçı) ile distribütör (dağıtıcı) arasında akdedilen, çerçeve niteliğinde, sürekli ve borç doğuran çift taraflı bir sözleşmedir. Bu hukuki ilişki kapsamında distribütör, sağlayıcıya ait ürünleri belirli bir coğrafi bölgede kendi adına ve kendi hesabına satmayı üstlenirken; sağlayıcı da söz konusu ürünleri belirlenen bölgede yalnızca bu distribütöre göndermeyi veya onun tekel hakkını korumayı taahhüt eder.

Türk hukuk mevzuatında Distribütörlük Sözleşmesi adı altında doğrudan ve müstakil bir kanun düzenlemesi yer almamaktadır. Bu durum, mezkûr hukuki yapının Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 1 uyarınca tarafların irade serbestisi çerçevesinde şekillenen bir isimsiz (atsız) sözleşme veya karma nitelikli bir çerçeve sözleşme olarak kabul edilmesini gerektirir.

Duruşma salonlarında ve sözleşme müzakerelerinde sıkça karşılaştığımız hatalar göstermektedir ki; taraflar tek bir mal alım-satım ilişkisini distribütörlük olarak nitelendirmekte ve ileride doğacak sürekli borç ilişkisinin getirdiği tazminat yükümlülüklerini göz ardı etmektedirler. Oysa distribütörlük sözleşmesi, içerisinde satış, vekalet, acentelik ve saklama (vedia) sözleşmelerinin unsurlarını barındıran kendine özgü (sui generis) bir yapıdır.

Sözleşmenin çerçeve niteliğinde olması, ileride yapılacak münferit satış akitlerinin temel kurallarını belirlemesinden kaynaklanır. Taraflar ana sözleşmeyi imzaladıktan sonra, ürün tedariki sağlandıkça bağımsız alım-satım akitleri kurulur. Ancak ana ilişkinin süresiz veya uzun süreli olması, distribütörün sağlayıcının satış organizasyonuna entegre olması sonucunu doğurur.

DİSTRİBÜTÖRLÜK, BAYİLİK VE ACENTELİK SÖZLEŞMELERİ ARASINDAKİ FARKLAR

Uygulamada sıklıkla birbirine karıştırılan distribütörlük, bayilik ve acentelik kavramları, hukuki sonuçları ve hak arama yolları bakımından birbirinden radikal şekilde ayrılmaktadır. Aşağıdaki tablo, bu üç temel hukuki müessesenin ayrımını netleştirmektedir:

Hukuki Kriter

Distribütörlük (Tek Satıcılık)

Bayilik (Tekel Hakkı Olmayan)

Acentelik (TTK m. 102 vd.)

İşlem NamıKendi adına ve kendi hesabınaKendi adına ve kendi hesabınaMüvekkil ad ve hesabına (veya kendi adına müvekkil hesabına)
Tekel (Münhasırlık) HakkıGenellikle var (Bölgesel tekel)Yoktur (Çoklu bayilik sistemi)Acente açısından kural olarak var
Hukuki Niteliğiİsimsiz / Karma Çerçeve Sözleşmeİsimsiz / Çerçeve SözleşmeKanuni (Tipik) Sözleşme
Denkleştirme TazminatıTTK m. 122 Kıyasen Uygulanırİstisnai / Çok Sınırlı UygulanırKanunen Doğrudan Mevcut (TTK m. 122)
Kâr / Kazanç YapısıAlış-Satış Fiyat Farkı (Marj)Alış-Satış Fiyat Farkı (Marj)Komisyon (Ücret)

Acentelik, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 102. ve devamı maddelerinde açıkça düzenlenmiş kanuni bir müessese iken, distribütörlük sözleşmesinde distribütör malı satın alır, mülkiyeti devralır ve tüm ticari riski (tahsilat riski, stok riski, pazar riski) kendi üzerinde taşır. Acente ise kural olarak müvekkili nam ve hesabına hareket ederek komisyon geliri elde eder.

DİSTRİBÜTÖRLÜK SÖZLEŞMESİNİN TEMEL UNSURLARI VE SÜREKLİLİK BORCU

Bir hukuki ilişkinin distribütörlük (tek satıcılık) olarak nitelendirilebilmesi için şu unsurların bir arada bulunması şarttır:

  • Süreklilik Unsuru: Anlık veya tek seferlik mal satımı distribütörlük sayılmaz. Taraflar arasında zamana yayılmış, sürekli bir tedarik ve satış ilişkisi mevcut olmalıdır.
  • Sağlayıcının Tekel (Münhasırlık) Verme Borcu: Sağlayıcı, belirlenen bölgede başka bir kişiye aynı ürünün satış hakkını vermemeyi ve kendisi de doğrudan satış yapmamayı taahhüt eder.
  • Distribütörün Kendi Adına ve Hesabına Hareket Etmesi: Distribütör, nihai tüketiciler veya alt bayiler ile yaptığı sözleşmelerde doğrudan taraf konumundadır. Risk tamamen kendisine aittir.
  • Satışı Teşvik ve Sürdürme Borcu: Distribütör, sadece mal satın almakla kalmaz; o markanın pazar payını artırmak, reklam yapmak ve müşteri ağını genişletmekle yükümlüdür.
  • Sağlayıcının Satış Organizasyonuna Entegrasyon: Distribütör, sağlayıcının ticari ilkelerine, marka standartlarına ve kalite kontrol mekanizmalarına belirli ölçüde tabi olmayı kabul eder.

MÜNHASIR (TEK SATICILIK) VE MÜNHASIR OLMAYAN DİSTRİBÜTÖRLÜK AYRIMI

Distribütörlük sözleşmeleri, bölge veya müşteri grubu üzerindeki yetkinin sınırlarına göre ikiye ayrılır:

Münhasır (Tek Satıcılık) Distribütörlük

Sağlayıcı, belirli bir coğrafi bölgede (örneğin Marmara Bölgesi veya Türkiye geneli) ürünlerinin satışı için tek bir distribütöre yetki verir. Bu durumda sağlayıcı, söz konusu bölgeye doğrudan ürün satamayacağı gibi, dikey olarak üçüncü kişilere de yetki veremez. Distribütörün en büyük hukuki güvencesi bu tekel hakkıdır.

Münhasır Olmayan (Basit) Distribütörlük

Sağlayıcının aynı bölgede birden fazla distribütör atama hakkını saklı tuttuğu veya kendisinin de bizzat satış yapabildiği modeldir. Uygulamada bu model sıklıkla "çoklu bayilik" veya "yetkili satıcılık" ile karıştırılmaktadır. Münhasır olmayan distribütörlüklerde tekel hakkı bulunmadığından, ileride doğabilecek denkleştirme (portföy) tazminatı hakları ciddi oranda kısıtlanmakta veya tamamen ortadan kalkmaktadır.

SAĞLAYICININ (ÜRETİCİNİN) TEMEL BORÇLARI VE TEKEL HAKKINA UYMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ

Sağlayıcı firma, distribütörlük sözleşmesi çerçevesinde dürüstlük kuralına (TMK m. 2) uygun olarak hareket etmekle yükümlüdür. Sağlayıcının başlıca borçları şunlardır:

  • Mal Tedarik Etme Borcu: Distribütörün basiretli bir tüccar gibi sipariş ettiği ürünleri, sözleşmeye uygun miktar, kalite ve sürede teslim etmek.
  • Tekel Hakkına Riayet Etme Borcu: Münhasır distribütörlükte, tahsis edilen bölgeye paralel ithalat haricinde doğrudan veya dolaylı mal göndermemek, bölgedeki diğer ihlalleri engellemek.
  • Distribütörü Destekleme Borcu: Ürünlerin tanıtımı için gerekli katalog, teknik doküman, garanti belgeleri ve reklam materyalini sağlamak.
  • Ticari Sırları Saklama Borcu: Distribütörün kendisine sunduğu müşteri listelerini, bölge pazar verilerini ve ticari sırları sözleşme süresince ve sonrasında üçüncü kişilere açıklamamak.

DİSTRİBÜTÖRÜN TEMEL BORÇLARI: SATIŞI TEŞVİK, BİLGİ VERME VE MÜŞTERİ SIRLARI

Distribütör de sağlayıcının menfaatlerini korumakla yükümlü bir acente gibi basiretli hareket etmelidir:

  • Pazarlama ve Satış Borcu: Bölgesinde pazar payını artırmak için gerekli pazarlama altyapısını kurmak, satış ağını yönetmek.
  • Ürün Alma ve Stok Tutma Borcu: Anlaşmada öngörülen miktarda stok bulundurmak ve ürünlerin kalitesini koruyacak iklimlendirme/depolama koşullarını sağlamak.
  • Hesap Ver me ve Bilgilendirme Borcu: Bölgedeki rakip faaliyetleri, pazarın durumunu, müşteri geri bildirimlerini ve satış rakamlarını periyodik olarak sağlayıcıya raporlamak.
  • Sadakat ve Müşteri Sırlarını Saklama Borcu: Sağlayıcının itibarını zedeleyecek davranışlardan kaçınmak ve ticari sırları korumak.

SÖZLEŞMEDE ASGARİ ALIM KOTASI VE UYGULAMADA KARŞILAŞILAN HUKUKİ RİSKLER

Distribütörlük sözleşmelerine sıklıkla konulan asgari alım kotası (minimum purchase target) klozları, uygulamanın en uyuşmazlıklı alanlarından biridir.

Sözleşmede belirlenen alım kotasına ulaşılamaması durumunda, sağlayıcının doğrudan sözleşmeyi feshetme veya tazminat talep etme hakkı her olayda otomatik olarak doğmaz.

Uygulamada müvekkillerin en çok sorduğu ve duruşmalarda sıklıkla karşılaştığımız durum; sağlayıcının imkansız veya ülke ekonomik koşullarıyla bağdaşmayan afaki kotalar belirleyip, kota dolmadığı gerekçesiyle distribütörlüğü haklı nedenle feshettiğini iddia etmesidir.

Hukuki değerlendirme yapılırken şu kıstaslar esas alınır:

  • Kotanın Gerçekçiliği: Belirlenen kotanın piyasa koşullarına, geçmiş satış verilerine ve ülke ekonomisinin genel seyrine uygun olup olmadığı incelenir.
  • Sağlayıcının Kusuru: Kotanın dolmamasında sağlayıcının mal tesliminde gecikmesi, eksik mal göndermesi veya fiyat politikası etkili olmuşsa, kota kuralına dayanarak fesih yapamaz (TBK m. 112 / TMK m. 2).
  • Makul İhtar Süresi: Kota dolmadığı an derhal fesih yapılamaz; distribütöre eksikliği gidermesi için makul bir süre tanıyan ihtarname çekilmesi şarttır.

REKABET HUKUKU AÇISINDAN DİSTRİBÜTÖRLÜK SÖZLEŞMELERİ VE YASAK BÖLGE KISITLAMALARI

Distribütörlük sözleşmeleri, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ve Rekabet Kurulu’nun 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği çerçevesinde denetlenmektedir.

Rekabet hukuku bakımından kritik hususlar şunlardır:

  • Yeniden Satış Fiyatının Belirlenmesi Yasağı: Sağlayıcı, distribütörün ürünü kaça satacağını kesin olarak belirleyemez. Sağlayıcı sadece tavsiye edilen satış fiyatı sunabilir veya azami satış fiyatı koyabilir. Sabit veya asgari satış fiyatı dayatılması, dikey anlaşmayı grup muafiyeti dışına çıkarır ve ağır idari para cezalarına yol açar.
  • Bölge ve Müşteri Kısıtlamaları (Aktif / Pasif Satış Ayrımı):
    • Aktif Satış Yasağı: Sağlayıcı, bir distribütörün başka bir distribütöre münhasıran tahsis edilmiş bölgeye reklam, şube açma veya pazarlama yoluyla aktif satış yapmasını yasaklayabilir.
    • Pasif Satış Yasağı: Distribütörün kendi bölgesinde bulunmayan ancak kendisine taleple gelen müşterilere ürün satması (pasif satış) engellenemez. Pasif satışın engellenmesi rekabet hukukunun açık ihlalidir.
  • Rekabet Etme Yasağı Süresi: Sözleşme süresince veya sözleşme sonrasında getirilen rekabet yasakları kural olarak azami 5 yıl ile sınırlıdır. 5 yılı aşan rekabet etme yasakları hukuken geçersiz hale gelir.

DİSTRİBÜTÖRLÜK SÖZLEŞMESİNİN SONA ERME HALLERİ VE SÜRELİ/SÜRESİZ FESİH

Distribütörlük ilişkisi şu hallerde sona erer:

  • Sürenin Dolması: Belirli süreli yapılan sözleşmelerde sürenin bitimiyle (taraflar zımnen sürdürmüyorsa) ilişki kendiliğinden biter.
  • Olağan Fesih (Belirsiz Süreli Sözleşmelerde): Taraflar diledikleri zaman makul bir fesih ihbar süresi vererek sözleşmeyi sona erdirebilirler.
  • Olağanüstü (Haklı Nedene Dayalı) Fesih: Taraflardan birinin sözleşmeyi çekilmez kılacak derecede ağır bir ihlalde bulunması durumunda (borcun ödenmemesi, tekel hakkının çiğnenmesi, markaya zarar verilmesi) derhal fesih hakkı kullanılır.

Fesih İhbar Süreleri Nasıl Belirlenir?

Sözleşmede açık bir ihbar süresi öngörülmemişse, kıyasen TTK m. 121 uyarınca en az 3 aylık bir fesih ihbar süresine uyulması gerekir. Ancak 10-15 yıldır devam eden köklü distribütörlük ilişkilerinde dürüstlük kuralı (TMK m. 2) gereğince 3 aylık süre yetersiz kabul edilmekte, Yargıtay içtihatlarıyla bu süreler 6 ay ile 1 yıl arasına çıkarılabilmektedir.

HAKSIZ FESİH DURUMUNDA TAZMİNAT HAKLARI: MÜSPET ZARAR VE KAÇIRILAN KÂR

Sağlayıcı veya distribütör, haklı bir neden olmaksızın veya geçerli ihbar sürelerine uymadan sözleşmeyi feshederse haksız fesih gündeme gelir. Haksız feshe uğrayan tarafın talep edebileceği temel tazminat kalemleri şunlardır:

  1. İhbar Tazminatı (Makul İhbar Süresi Kâr Kaybı)

    Geçerli bir ihbar süresi tanınmadan sözleşme kesilmişse, söz konusu makul ihbar süresi (örneğin 6 ay) boyunca distribütörün elde etmesi muhtemel olan net kâr tutarı tazminat olarak istenir.

  2. Müspet Zarar (Kaçırılan Kâr - Lucrum Cessans)

    Sözleşme geçerli bir şekilde devam etseydi elde edilecek net kazançtır. Distribütörün yaptığı yatırımlar, personel giderleri, tesis masrafları ve sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi nedeniyle mahrum kalınan kâr hesaplanır.

  3. Fiili Zarar (Menfi Zarar Talepleri)

    Distribütörün sadece bu sözleşmeye güvenerek yaptığı, başka alanda kullanamayacağı spesifik yatırımlar (örneğin tabela, özel araç filosu, sağlayıcıya özel yazılım) fiili zarar kapsamında talep edilebilir.

DİSTRİBÜTÖRLÜKTE DENKLEŞTİRME (PORTFÖY) TAZMİNATI VE TTK M. 122 KIYASEN UYGULANMASI

Distribütörlük hukukunun en kritik ve yüksek meblağlı uyuşmazlık konusu Denkleştirme Tazminatı (Portföy Tazminatı) davalarıdır.

Hukuki Dayanak ve Kıyas Yolu

Türk Ticaret Kanunu m. 122'de acenteler için düzenlenen denkleştirme tazminatı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve yerleşik Yargıtay içtihatları ile tekel hakkına sahip (münhasır) distribütörlere de kıyasen uygulanmaktadır.

Denkleştirme Tazminatının Şartları:

  • Sözleşmenin Sona Ermiş Olması: Sözleşmenin sağlayıcı tarafından haklı bir neden olmaksızın feshedilmiş olması veya distribütörün sağlayıcının kusuruna dayalı olarak sözleşmeyi haklı nedenle feshetmiş olması gerekir. (Distribütör kendi haksız kusuruyla feshetmişse bu tazminatı isteyemez).
  • Yeni Müşteriler Kazandırılması: Distribütörün çabalarıyla sağlayıcıya yeni müşteriler kazandırılmış veya var olan müşterilerle ticari hacim ciddi oranda artırılmış olmalıdır.
  • Sağlayıcının Menfaat Sağlamaya Devam Etmesi: Sözleşme bittikten sonra dahi sağlayıcının, distribütörün kazandırdığı bu müşteri portföyünden yararlanarak kâr elde etmeye devam etmesi şarttır.
  • Hakkaniyet Gereği Olması: Tazminat ödenmesinin olayın tüm şartları dikkate alındığında hakkaniyete uygun düşmesi gerekir.

Tazminat Tavanı Hesaplaması:

TTK m. 122/3 uyarınca denkleştirme tazminatının üst sınırı; distribütörün son 5 yıllık faaliyeti sonucu elde ettiği yıllık ortalama net kazancı (veya ilişki daha kısa sürmüşse bu süre içerisindeki yıllık ortalama kazancı) aşamaz.

SÖZLEŞME SONRASI REKABET YASAĞI VE CEZAİ ŞARTLARIN GEÇERLİLİK KOŞULLARI

Sözleşme sona erdikten sonra distribütöre getirilen rekabet yasaklarının hukuken geçerli olabilmesi için belirli şartlar aranır:

  • Yazılı Şekil Şartı: Rekabet yasağı anlaşmasının yazılı yapılması zorunludur (TBK m. 444).
  • Süre Sınırı: Rekabet yasağı süresi, sözleşmenin bitiminden itibaren en fazla 2 yıl (Rekabet Hukuku grup muafiyeti sınırları dahilinde azami 5 yıl olmakla birlikte uygulamada 1-2 yıl) ile sınırlandırılmalıdır.
  • Coğrafi Konum ve Konu Sınırı: Yasak, sadece distribütörün faaliyet gösterdiği bölge ve sözleşmeye konu ürün grubu ile sınırlı olmalıdır. Bütün Türkiye'yi veya tüm ürün kategorilerini kapsayan aşırı geniş yasaklar hâkim tarafından orantısızlık gerekçesiyle dürüstlük kuralı uyarınca daraltılır veya tamamen iptal edilir.
  • Tazminat (Karşılık) Koşulu: Sözleşme sonrası rekabet yasağı nedeniyle distribütörün ekonomik geleceği aşırı derecede tehlikeye düşüyorsa, sağlayıcının bu yasak karşılığında makul bir tazminat/ödemeyi taahhüt etmiş olması aranır.

SÖZLEŞMENİN FESHİNDEN SONRA ELDE KALAN STOKLARIN HUKUKİ DURUMU VE TASFİYESİ

Sözleşme feshedildiğinde distribütörün elinde kalan stok ürünler ciddi bir finansal yük oluşturur. Sözleşmede stokların iadesine ilişkin açık kloz bulunmadığı durumlarda hukuki süreç şu şekilde yürütülür:

  • Sağlayıcının Geri Alma Yükümlülüğü (Kıyasen): Dürüstlük kuralı (TMK m. 2) gereğince, sağlayıcının talebi üzerine stoklanan veya asgari alım kotası nedeniyle çekilen ürünlerin, fesih ile birlikte piyasa rayiç bedeli üzerinden sağlayıcı tarafından geri alınması gerekir.
  • Distribütörün Satış (Tasfiye) Hakkı: Eğer sağlayıcı stokları geri almaktan kaçınırsa, distribütör elindeki orijinal ürünleri markanın itibarını zedelemeden tasfiye amacıyla piyasada satma hakkına sahiptir. Sağlayıcı bu satışı "marka ihlali" veya "haksız rekabet" olarak nitelendiremez.
  • Depolama ve İmha Masrafları: Sağlayıcının haksız feshinden kaynaklanan durumlarda, elde kalan stokların depolanma, antrepo ve bakımı için yapılan masraflar da müspet zarar kapsamında sağlayıcıdan tazmin edilir.

YABANCI UNSURLU DİSTRİBÜTÖRLÜK SÖZLEŞMELERİNDE YETKİLİ MAHKEME VE UYGULANACAK HUKUK

Uluslararası markaların Türkiye distribütörlüklerinde sıklıkla yabancı unsurlu sözleşmelerle karşılaşılmaktadır.

Uygulanacak Hukuk (MÖHUK m. 24): Taraflar sözleşmede uygulanacak hukuku serbestçe seçebilirler (örneğin İsviçre Hukuku veya İngiliz Hukuku). Ancak taraflar hukuk seçimi yapmamışlarsa, distribütörlük sözleşmesinde karakteristık edim borçlusu distribütör olduğundan, distribütörün işyeri yerleşim yeri hukuku (Türk Hukuku) uygulanır.

Milletlerarası Yetki (MÖHUK m. 47): Yabancı firmalar genellikle kendi ülkelerinin mahkemelerini yetkili kılar. Ancak Türkiye'de yerleşik distribütörün zayıf taraf konumu ve münhasır hakları dikkate alındığında, emredici nitelikteki kamu düzeni kuralları ve Türk Ticaret Kanunu m. 122'nin emredici mantığı çerçevesinde Türk mahkemelerinin yetkisi savunulabilir.

SIKÇA SORULAN SORULAR (SSS)

Distribütörlük sözleşmesi haksız feshedilirse denklekleştirme tazminatı istenebilir mi?

Evet. Sözleşme münhasır (tekel hakkı tanıyan) bir niteliğe sahipse ve fesih sağlayıcı tarafından haksız olarak gerçekleştirilmişse, TTK m. 122 kıyasen uygulanarak denkleştirme (portföy) tazminatı talep edilebilir.

Distribütör sözleşme bitmeden başka markanın ürününü satabilir mi?

Sözleşmede açıkça "rekabet etme yasağı" veya "münhasırlık" maddesi varsa satamaz. Aksi halde sağlayıcıya haklı nedenle fesih ve tazminat hakkı doğar. Ancak sözleşmede böyle bir kısıtlama yoksa satabilir.

Yabancı firmayla yapılan distribütörlük sözleşmesinde Türk hukuku uygulanabilir mi?

Sözleşmede aksine bir hukuk seçimi kloz yoksa 5718 sayılı MÖHUK uyarınca karakteristik edim borçlusu olan Türk distribütörün yerleşim yeri olan Türk Hukuku uygulanır.

Asgari alım kotası dolmazsa sözleşme derhal feshedilebilir mi?

Hayır, derhal feshedilemez. Kotanın dolmamasında piyasa koşulları ve sağlayıcının kusuru değerlendirilmeli, ayrıca distribütöre eksikliği gidermesi için makul bir süre tanıyan ihtar çekilmelidir.

Münhasır olmayan distribütörlük ile bayilik arasındaki fark nedir?

Münhasır olmayan distribütörlükte tekel hakkı bulunmaz. Bayilikte de kural olarak tekel hakkı yoktur ancak distribütörlük daha geniş bir çerçeve ve organizasyon entegrasyonu içerir. Tekel hakkı olmadığı için denkleştirme tazminatı almak oldukça zordur.

Fesih sonrası eldeki stok ürünler sağlayıcıya iade edilebilir mi?

Dürüstlük kuralı uyarınca sağlayıcının bu ürünleri geri alması beklenir. Sağlayıcı geri almazsa distribütör bu ürünleri piyasada satarak tasfiye etme hakkına sahiptir.

Distribütörlük sözleşmelerinde zamanaşımı süresi kaç yıldır?

Distribütörlük sözleşmesinden doğan tazminat ve alacak davalarında genel zamanaşımı süresi TBK m. 146 uyarınca 10 yıldır. Ancak fesihten doğan denkleştirme tazminatı taleplerinde TTK m. 122/4 kıyasıyla 1 yıllık hak düşürücü/zamanaşımı süresine dikkat edilmelidir.

ÖZET

Distribütörlük Sözleşmesi Feshi ve Tazminat Hakları Özet: > Distribütörlük sözleşmesi, distribütörün kendi adına ve hesabına belirli bir bölgede ürün satımını üstlendiği sürekli bir çerçeve akittir. Sağlayıcının haksız feshinde distribütör; fesih ihbar tazminatı, kaçırılan kâr (müspet zarar) ve TTK m. 122 kıyasıyla portföy (denkleştirme) tazminatı talep etme hakkına sahiptir.

PROAKTİF HUKUK İLE TİCARİ İLİŞKİLERİNİZİ VE SÖZLEŞMELERİNİZİ GÜVENCEYE ALIN

Distribütörlük sözleşmeleri, yüksek ticari hacimleri ve uzun süreli taahhütleri içermeleri sebebiyle, hatalı veya eksik kurgulandığında telafisi imkansız finansal kayıplara ve uzun yıllar süren yıpratıcı davalara yol açmaktadır. Gerek sözleşme hazırlık ve müzakere aşamasında gerekse haksız fesih, portföy tazminatı ve stok tasfiyesi süreçlerinde uzman bir hukuki danışmanlık almak hayati önem taşır.

Proaktif Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, 25 yıllık köklü geçmişi ve ticaret hukuku alanındaki derin tecrübesiyle, ulusal ve uluslararası distribütörlük ağlarının hukuki altyapısını oluşturmakta ve doğan uyuşmazlıklarda müvekkillerine nitelikli dava ve danışmanlık hizmeti sunmaktadır.

Ticari ilişkilerinizi ve tazminat haklarınızı güvence altına almak için uzman avukat kadromuzla iletişime geçebilir, profesyonel randevu sürecimizden yararlanabilirsiniz.


Bu Makaleyi Paylaş




MAKALELER SIKÇA SORULAN SORULAR ETKİNLİKLER VİDEOLAR
cheap air max|cheap air jordans|pompy wtryskowe|cheap nike shoes| bombas inyeccion|cheap jordans|cheap jordan shoes|wholesale jordans|cheap jordan shoes|cheap dunk shoes|cheap jordans|wholesale jewelry china|cheap nike shoes|wholesale jordans|cheap wholesale jordans|cheap wholesale nike