KARŞI DAVA NASIL AÇILIR? HMK KAPSAMINDA AÇILMA SÜRESİ, ŞARTLARI VE DİLEKÇESİ
Hukuk yargılamasında hak arama özgürlüğü, yalnızca kendisine yöneltilen iddialara karşı savunma yapmayı değil, aynı zamanda davacının iddialarına karşılık yeni ve bağımsız yasal hak taleplerini ileri sürmeyi de kapsar. Kendisine karşı bir dava açılmış olan davalının, aynı dava içerisinde, asıl davacıya karşı açtığı bağımsız nitelikteki davaya karşı dava (karşılık dava) denir.
Duruşma salonlarında ve dava dosyalarında sıklıkla karşılaştığımız usul hataları, karşı davanın sadece basit bir savunma argümanı veya cevap dilekçesinin sıradan bir paragrafı olarak görülmesinden kaynaklanmaktadır. Oysa 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) kapsamında karşı dava, asıl davadan bağımsız, harca tabi ve çok katı usul kuralları ile sürelere bağlanmış bir hukuki taarruz silahıdır. Doğru zamanda ve usulüne uygun olarak kurgulanmayan bir karşı dava, haklı olduğunuz bir uyuşmazlıkta dahi davanızın usulden reddedilmesine veya telafisi imkansız hak kayıplarına yol açabilmektedir. Bu kapsamlı rehber, bir davanın davalısı konumundayken haklarınızı korumak ve karşı atağa geçmek için bilmeniz gereken tüm yasal zemini, süreleri ve stratejik uygulama adımlarını ele almaktadır.
1. HUKUKİ NİTELİĞİ BAKIMINDAN KARŞI DAVA NEDİR?
Karşı dava, devam etmekte olan bir davanın davalısı tarafından, asıl davanın davacısına karşı, aynı mahkemede ve aynı dosya numarası altında açılan bağımsız bir davadır. HMK’nın 132. maddesi ve devamı hükümlerinde düzenlenen bu kurum, davalının sadece savunmada kalmayıp, davacıdan olan hak ve alacaklarını veya taleplerini aynı yargılama içerisinde hüküm altına aldırmasını sağlar.
Uygulamada müvekkillerin en çok yanıldığı husus, karşı davanın asıl davanın kaderine sıkı sıkıya bağlı jenerik bir savunma vasıtası sanılmasıdır. Karşı dava, asıl dava ile aynı dosyada görülse de bağımsız bir dava olma özelliğini asla kaybetmez.
BAĞIMSIZ DAVA NİTELİĞİ
Karşı dava, asıl davadan ayrı bir dava dilekçesiyle veya cevap dilekçesiyle birlikte açılır. Kendisine ait bir dava konusu, talep sonucu ve yasal dayanakları vardır. Asıl davanın davacısı, karşı davanın davalısı konumuna geçer. Bu bağımsız niteliğin en somut sonucu şudur: Asıl davanın herhangi bir sebeple usulden reddedilmesi, davacının davasını geri çekmesi (feragat etmesi) veya davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi, karşı davayı kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Mahkeme, asıl dava düşse bile karşı davanın esasına girerek bir karar vermek zorundadır.
DEF'İ VE İTİRAZDAN FARKI
Savunma yaparken ileri sürülen "zamanaşımı def'i" veya "borcun ödendiği itirazı", davacının talebini çürütmeye yönelik defansif araçlardır. Bu araçlar mahkemeden sizin lehinize yeni bir şeye hükmedilmesini sağlamaz, sadece davacının davasının reddini sağlar. Karşı dava ise ofansif bir araçtır. Örneğin; size açılan 500.000 TL'lik alacak davasına karşı, "Benim de davacıdan 1.000.000 TL alacağım var, bunun tahsiline karar verilsin" demek bir karşı davadır.
2. HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU’NA GÖRE KARŞI DAVA AÇMANIN YASAL ŞARTLARI
Bir mahkemede karşı davanın esastan incelenebilmesi için HMK’nın 132. maddesinde aranan üç temel yasal şartın birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Bu şartlardan birinin eksikliği, karşı davanın usul yönünden erken aşamada sakatlanmasına neden olur.
Şart Türü | Gerekli Yasal Unsur | Hukuki Dayanak |
|---|---|---|
| Asıl Davanın Varlığı | Derdest (Devam Eden) Bir Asıl Davanın Bulunması | HMK Madde 132/1 |
| Bağlantı Şartı | Asıl Dava ile Karşı Dava Arasında Takas/Mahsup veya Esaslı Bağlantı | HMK Madde 132/1-a |
| Süre Şartı | Cevap Dilekçesi Verme Süresi İçinde Açılması | HMK Madde 133/1 |
DERDEST BİR ASIL DAVANIN VARLIĞI
Karşı dava açılabilmesi için, öncelikle davacı tarafından açılmış ve mahkemede halen derdest (görülmekte) olan bir asıl davanın bulunması gerekir. Asıl dava henüz açılmadan veya asıl dava kesin kararla sonuçlandıktan sonra aynı dosya üzerinden karşı dava açılması hukuken imkansızdır.
ASIL DAVA İLE BAĞLANTI (TAKAS VE MAHSUP İLİŞKİSİ)
Kanun koyucu, her önüne gelen uyuşmazlığın karşı dava olarak aynı dosyaya sokulmasını engellemek amacıyla "bağlantı" şartını getirmiştir. Karşı davanın kabul edilebilmesi için, bu dava ile asıl dava arasında bir bağlantının bulunması şarttır. HMK m. 132/1 uyarınca; karşı davanın takas veya mahsup talebine dayanması yahut asıl dava ile aralarında benzer sebeplerden doğma, birinin vereceği kararın diğerini doğrudan etkileme gibi esaslı bir ilişkinin bulunması gerekir. Örneğin, bir boşanma davasına karşı diğer eşin açtığı boşanma davasında ya da bir trafik kazasından doğan tazminat davasına karşı diğer araç sahibinin açtığı tazminat davasında tam bir bağlantı mevcuttur.
3. KARŞI DAVA AÇMA SÜRESİ VE SÜRE UZATIM TALEBİNİN ETKİSİ
Uygulamada müvekkillerin en çok hak kaybına uğradığı ve duruşma salonlarında sıklıkla karşılaştığımız en kritik hata, karşı dava açma süresinin esnek olduğunun sanılmasıdır. Karşı dava açma süresi, kanunda çok katı bir şekilde hak düşürücü süreye bağlanmıştır.
HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE (2 HAFTA)
HMK’nın 133. maddesi uyarınca, karşı dava, asıl davanın dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki hafta içinde açılmalıdır. Bu süre, asıl davanın esasına cevap verme süresi ile tamamen aynıdır. Bu iki haftalık süre hak düşürücü nitelikte olup, mahkeme hakimi tarafından resen (kendiliğinden) gözetilir. Süre geçtikten sonra karşı taraf rıza gösterse dahi süre aşımı nedeniyle karşı dava usulden reddedilecektir.
SÜRE UZATIM TALEBİNİN KARŞI DAVAYA ETKİSİ
Dava dilekçesinin karmaşıklığı, delillerin toplanmasının vakit alması gibi durumlarda davalı, iki haftalık süre içinde mahkemeye başvurarak cevap süresinin uzatılmasını (süre uzatım talebi) isteyebilir. Mahkeme davalıya ek bir süre (en fazla bir ay) tanıyabilir.
Önemli Usul Hukuku Notu: Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, mahkemenin verdiği cevap süresini uzatma kararı, aksi kararda açıkça belirtilmedikçe karşı dava açma süresini de uzatır. Ancak bu süreçte risk almamak ve süre uzatım dilekçesinde açıkça "Cevap ve karşı dava açma sürelerimizin uzatılması" şeklinde talepte bulunmak stratejik bir zorunluluktur.
4. ADIM ADIM KARŞI DAVA NASIL AÇILIR? (İŞLEYİŞ VE PROSEDÜR)
Karşı dava açma iradesi ortaya konulduğunda, usul kurallarına tam uyumlu bir operasyon yürütülmelidir. İşlem adımları genel hatlarıyla şu şekildedir:
- Asıl Dava Dilekçesinin Tebliği
- 2 Haftalık Hak Düşürücü Sürenin Başlaması
- Karşı Dava / Cevap Dilekçesinin UYAP Üzerinden Sunulması
- Gerekli Maktu/Nispi Harçların ve Gider Avansının Ödenmesi
- Mahkemenin Karşı Davayı Asıl Dosyaya Kaydetmesi (Tescil)
ADIM 1: DİLEKÇENİN HAZIRLANMASI
Karşı dava, asıl davaya verilecek cevap dilekçesiyle birlikte tek bir metin halinde açılabileceği gibi, tamamen bağımsız ayrı bir "Karşı Dava Dilekçesi" şeklinde de sunulabilir. Uygulamada karışıklığı önlemek ve topikal netlik sağlamak adına ayrı bir dilekçe formatında sunulması, başlığına ise açıkça "ASIL DAVAYA CEVAP VE KARŞI DAVA DİLEKÇESİDİR" yazılması tercih edilir. Dilekçe, HMK m. 119'da yer alan bir dava dilekçesinin sahip olması gereken tüm unsurları (taraflar, konu, talep sonucu, vakıalar, deliller) eksiksiz içermelidir.
ADIM 2: UYAP ÜZERİNDEN BAŞVURU VE DOSYA ENTEGRASYONU
Hazırlanan dilekçe, avukat aracılığıyla veya bizzat Adliye Ön Büroları ya da UYAP Vatandaş/Avukat Portalı üzerinden asıl davanın görüldüğü mahkemeye gönderilir. Sistemsel olarak yeni bir dava açılıyormuş gibi işlem yapılır ancak dilekçede asıl davanın mahkemesi ve esas numarası belirtilerek sistemin bu davayı asıl dosyanın içerisine entegre etmesi sağlanır.
ADIM 3: HARÇ VE GİDER AVANSININ YATIRILMASI
Karşı dava bağımsız bir dava olduğu için, asıl davanın harçlarından tamamen bağımsız olarak başvuru harcı, peşin harç (maktu veya nispi) ve gider avansına tabidir. Harç ve masraflar yatırılmadan sadece cevap dilekçesinde karşı dava açıldığının beyan edilmesi, hukuken geçerli bir karşı dava doğurmaz. Harçların eksik yatırılması halinde mahkeme davalıya harcı tamamlaması için süre verir; bu sürede harç tamamlanmazsa karşı dava açılmamış sayılır.
5. BRANŞLARA GÖRE REHABİLİTASYON: BOŞANMA VE TİCARİ DAVALARDA KARŞI DAVA STRATEJİLERİ
Karşı davanın pratik yansımaları ve savunma/atak dengesi, davanın görüldüğü mahkemenin branşına göre derin yapısal değişiklikler gösterir.
BOŞANMA DAVALARINDA KARŞI DAVA SÜREÇLERİ
Aile mahkemelerinde açılan boşanma davalarında karşı dava hayati bir öneme sahiptir. Davacı eş, diğer eşin kusurlu olduğunu ileri sürerek boşanma ve tazminat talep ettiğinde; davalı konumdaki eş, sadece iddiaları reddederse hakim davayı kabul ettiğinde kendisi kusurlu çıkabilir.
Davalının, "Asıl kusurlu olan davacı taraftır, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında onun şu eylemleri etkilidir, ben de boşanma ve lehime maddi-manevi tazminat ile nafaka talep ediyorum" şeklinde bir karşı dava açması şarttır. Karşı dava açılmadığı takdirde, davalı eş sadece savunma yaparak kendi lehine boşanma kararı veya kusur tespiti bazlı bağımsız tazminat hükmü elde edemez.
TİCARİ VE ALACAK DAVALARINDA KARŞI DAVA SÜREÇLERİ
Ticaret mahkemelerinde veya asliye hukuk mahkemelerinde görülen sözleşmeye dayalı alacak ya da tazminat davalarında karşı dava genellikle takas ve mahsup ilişkisine dayanır. Örneğin, bir müteahhit iş sahibine karşı eksik işler bedeli iddiasıyla dava açtığında; iş sahibi de müteahhidin işi geç teslim etmesinden kaynaklanan cezai şart ve gecikme tazminatı alacağını karşı dava ile ileri sürebilir. Bu durumda mahkeme iki talebi de inceler, alacakları karşılıklı olarak takas eder ve kalan bakiye üzerinden net bir hüküm kurar.
6. SÜRESİNDEN SONRA AÇILAN KARŞI DAVANIN KADERİ: DAVANIN TEFRİK EDİLMESİ (AYRILMASI)
Hukuk Muhakemeleri Kanunu, yargılamanın makul sürede bitirilmesi ve usul ekonomisi ilkeleri gereği dava aşamalarını sıkı sıkıya süreye bağlamıştır. Bu nedenle, iki haftalık hak düşürücü süre veya mahkemece uzatılan ek cevap süresi geçtikten sonra açılan bir karşı davanın asıl dava ile birlikte yürütülmesine kanunen izin verilmez.
HMK’nın 133. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, süresinden sonra açılan karşı davanın akıbeti davanın tefrik edilmesi (ayrılması) usulü ile belirlenir.
1. TEFRİK (AYIRMA) KARARININ HUKUKİ MEKANİZMASI
Süre kaçırıldıktan sonra UYAP üzerinden veya adliye ön bürolarından asıl dosya numarası belirtilerek sunulan karşı dava dilekçesi, mahkeme hakimi tarafından doğrudan reddedilip çöpe atılmaz. Hakim, dilekçeyi ve harçların yatırılma tarihini inceledikten sonra şu usul adımlarını uygular:
- Esas Numarasından Çıkarma: Karşı dava dilekçesi, asıl davanın yürütüldüğü esas dosyasından hukuken ve fiziken ayrılır.
- Yeni Esas Sırasına Kayıt: Ayrılan bu dava için adliye tevzi bürosu tarafından tamamen yeni bir esas numarası verilir. Böylece karşı dava, asıl davanın gölgesinden çıkarak jenerik, bağımsız bir dava kimliği kazanır.
- Harçların Mahsubu: Karşı dava açılırken yatırılan başvuru ve peşin harçlar, yeni açılan bu bağımsız dosyaya aynen aktarılır; davalının harç hakları korunur.
2. STRATEJİK RİSKLER VE BEKLETİCİ MESELE PROBLEMİ
Uygulamada müvekkillerin en çok mağdur olduğu aşama, davanın tefrik edilmesinden sonra başlayan süreçtir. Karşı davanın süresinde açılmaması ve dosyaların ayrılması, savunan taraf için ciddi stratejik dezavantajlar doğurur:
BEKLETİCİ MESELE YAPMA ZORUNLULUĞUNUN OLMAMASI
İki dava bir aradayken hakim her iki tarafın iddialarını aynı anda tartar ve tek bir hükümle uyuşmazlığı çözer. Ancak dava ayrıldığında, asıl davanın hakimi, ayrılan yeni davanın sonuçlanmasını beklemek zorunda değildir. Hukuk dilinde buna "bekletici mesele yapmama riski" denir. Örneğin; asıl davacı size karşı bir alacak davası açmış ve siz süreyi kaçırıp karşı dava açmışsanız, asıl davanın hakimi sizin yeni davanızın bitmesini beklemeden hakkınızda icra takibine kapı açacak aleyhe bir hüküm kurabilir.
MALİYET VE BÜROKRASİ ARTIŞI
Dava ayrıldığında artık her iki dosya için de ayrı duruşma günleri verilecek, ayrı gider avansları talep edilecek ve süreç iki farklı koldan yürüyecektir. Bu durum hem zaman kaybına hem de yargılama giderlerinin katlanmasına yol açar.
3. SÜRE KAÇIRILDIĞINDA UYGULANABİLECEK ALTERNATİF HUKUKİ STRATEJİLER
- Takas ve Mahsup Def'ini Cevap Dilekçesinde İleri Sürmek: Karşı dava açma süresini kaçırmış olsanız bile, eğer davacıdan net bir alacağınız varsa, bunu cevap dilekçesinde sadece bir "savunma aracı (def'i)" olarak ileri sürebilirsiniz. Bu durumda mahkeme yeni bir hüküm kurmaz ama davacının alacağından sizin alacağınızı mahsup ederek davayı kısmen veya tamamen reddedebilir.
- Bağımsız Dava Açıp Birleştirme Talep Etmek: Süre kaçtığı için tefrik edilen dava başka bir mahkemeye düşerse veya aynı mahkemede ayrı yürütülürse, HMK m. 166 uyarınca "Davaların Birleştirilmesi" talep edilmelidir. İki dava arasında esaslı bir bağlantı olduğu için dosyaların yeniden birleştirilmesi sağlanarak hüküm birliği hedeflenebilir. Ancak bu talebin kabulü tamamen hakimin takdirindedir.
7. DAVA ŞARTI ARABULUCULUK VE KARŞI DAVA İLİŞKİSİ
Türk yargı sisteminde uyuşmazlıkların daha hızlı ve az masraflarla çözülmesi amacıyla ticari davalar, iş davaları, tüketici davaları ve kira/kat mülkiyeti uyuşmazlıkları gibi birçok alanda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiştir. Bu doğrultuda, asıl davanın açılmasından önce arabulucuya gitmek yasal bir zorunluluktur.
1. KARŞI DAVADA ARABULUCULUK ZORUNLU MUDUR?
Karşı dava, asıl dava ile aynı dosya içinde görülse de hukuken bağımsız bir dava niteliğindedir. Eğer karşı davaya konu olan talep, kanunen arabuluculuğa tabi bir uyuşmazlık türü ise karşı dava açılmadan önce de arabuluculuk şartının yerine getirilmiş olması gerekir. Karşı davanın konusu dava şartı arabuluculuk kapsamında yer almasına rağmen arabulucuya başvurulmadan doğrudan karşı dava açılırsa, mahkeme karşı davayı "dava şartı yokluğu" gerekçesiyle esasa girmeden usulden reddedecektir.
2. ASIL DAVADAKİ ARABULUCULUK SÜRECİ KARŞI DAVAYI KAPSAR MI?
Asıl dava açılmadan önceki arabuluculuk sürecinde, davalının karşı dava yoluyla ileri süreceği talepler de masaya yatırılmış, taraflarca müzakere edilmiş ve uyuşmazlık anlaşılamama ile sonuçlanmışsa; bu durum arabuluculuk son tutanağına açıkça yazılmalıdır. Eğer son tutanakta karşı tarafın talepleri net bir şekilde yer alıyor ve anlaşılamadığı belirtiliyorsa, karşı dava açarken yeni bir arabuluculuk başvurusu yapmaya gerek yoktur. Aksi durumda davalı iki haftalık karşı dava açma süresi içinde derhal arabuluculuğa başvurmak zorundadır.
8. KARŞI DAVADA HARÇ VE MASRAFLARIN HESAPLANMASI (2026 GÜNCEL VERİLERİ)
Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca karşı dava, asıl dava ile aynı dosya içinde görülse de mali açıdan tamamen bağımsız bir dava hükmündedir. Bu nedenle, asıl davada davacının yatırdığı harç ve masraflar karşı davayı kapsamaz. Karşı dava açan davalı, harçlar kanunu ve cari gider avansı tarifeleri uyarınca yasal ödemeleri yapmakla mükelleftir.
A) MAKTU HARCA TABİ KARŞI DAVALAR
Konusu doğrudan bir mal varlığı veya para alacağı olmayan uyuşmazlıklarda (örneğin; sadece boşanma, velayetin değiştirilmesi, çocukla kişisel ilişki kurulması gibi taleplerde) Maktu (Sabit) Harç tarifesi uygulanır.
- Başvuru Harcı: Karşı davanın sisteme kaydı için maktu bir başvuru harcı alınır.
- Peşin Harç: Davanın esasına girilebilmesi için sabit bir maktu peşin harç tahsil edilir.
B) NİSPİ HARCA TABİ KARŞI DAVALAR
Konusu bir miktar paranın tahsili, maddi-manevi tazminat veya değeri para ile ölçülebilen bir hak olan karşı davalarda Nispi Harç kuralları geçerlidir.
Nispi Harç Oranı: 2026 yılı itibarıyla nispi harca tabi davalarda dava değerinin Binde 68,31'i oranında toplam karar ve ilam harcı hesaplanır.
Peşin Yatırılacak Miktar (1/4 Kuralı): Karşı davacı, dava değerine göre hesaplanan bu binde 68,31'lik toplam harcın dörtte birini (\frac{1}{4}) dava açarken "peşin harç" olarak mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Örneğin; 1.000.000 TL talep edilen bir karşı davada, toplam nispi harç 68.310 TL olup, bunun dörtte biri olan 17.077,50 TL peşin harç olarak peşinen ödenir.
2. GİDER AVANSI VE TEBLİGAT MASRAFLARI
Karşı dava dilekçesinin asıl davacıya (artık karşı davalı konumundadır) tebliğ edilmesi, varsa tanıkların çağrılması, bilirkişi incelemesi yapılması ve ilgili kurumlara müzekkereler yazılması için Gider Avansı yatırılması şarttır. HMK m. 120 uyarınca gider avansı bir dava şartıdır. Mahkeme, karşı dava açılırken eksik olan gider avansının tamamlanması için davalıya iki haftalık kesin süre verir. Bu sürede masraf yatırılmazsa karşı dava usulden reddedilir.
9. YARGITAY KARARLARI IŞIĞINDA KARŞI DAVA UYUŞMAZLIKLARI VE HUKUKİ ANALİZLER
Yargıtay’ın karşı dava uyuşmazlıklarına yaklaşımı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) katı usul kurallarına dayanır. Uygulamada davaların seyrini değiştiren en kritik Yargıtay kararlarının özeti ve hukuki analizleri şunlardır:
- Harcı Yatırılmayan Mahsup Beyanlarının Durumu: Davalının cevap dilekçesinde sadece "Davacıdan alacağım vardır, mahsup edilsin" demesi karşı dava sayılmaz. Karşı dava için HMK m. 119'daki unsurları taşıyan bağımsız bir istem bulunmalı ve gerekli yasal harçlar yatırılmalıdır.
- Süresinden Sonra Açılan Karşı Davanın Akıbeti: Süresinden sonra açılan karşı davanın asıl dava ile birlikte görülmesine yasal imkan yoktur, mahkemece tefrik edilmesi zorunludur.
- Süre Uzatım Kararının Karşı Davaya Etkisi: Davalıya verilen esasa cevap süresini uzatma kararı, kanunda aksine bir kısıtlama getirilmediği müddetçe karşı dava açma süresini de kapsar.
- Asıl Davanın Sona Ermesinin Karşı Davaya Etkisi: Asıl davacının davasından feragat etmesi veya asıl davanın usulden reddedilmesi, harçları yatırılarak açılmış karşı davanın esastan incelenmesine engel teşkil etmez.
ÖNE ÇIKAN ÖZET
Karşı Dava Nasıl Açılır? > Karşı dava, asıl davanın dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta içinde, asıl davanın görüldüğü mahkemede açılır. Bağımsız bir dilekçe veya cevap dilekçesi ile birlikte sunulan talep, UYAP üzerinden asıl dosyaya entegre edilir ve gerekli yasal başvuru ile peşin harçları yatırılarak tescil edilir.
SIKÇA SORULAN SORULAR (SSS)
1. Karşı dava açma süresi olan iki hafta ne zaman başlar?
Asıl davanın mahkeme tarafından gönderilen dava dilekçesi ve tansiyon zaptının size (veya vekilinize) fiziki olarak tebliğ edildiği ya da elektronik tebligatın (e-tebligat) açılmış sayıldığı günün ertesi gününden itibaren başlar.
2. Karşı dava açmak için ayrı bir mahkemeye mi gitmeliyim?
Hayır. Karşı dava, asıl davanın açıldığı ve yürütüldüğü aynı mahkemeye (örneğin İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi) ve aynı dosya esas numarası belirtilerek açılmak zorundadır. Ayrı bir mahkemede açılırsa o dava karşı dava değil, en fazla "birleştirme talepli bağımsız dava" niteliği taşır.
3. Karşı dava açmayı unuttum, sonradan ek bir dilekçeyle açabilir miyim?
İki haftalık yasal cevap süresi geçtikten sonra aynı dosya içinde karşı dava açamazsınız. Süre geçtikten sonra açacağınız karşı dava, mahkeme hakimi tarafından asıl davadan ayrılır (tefrik edilir) ve başka bir dosya numarasıyla jenerik, bağımsız bir dava olarak görülmeye devam eder.
4. Karşı dava açtığımda asıl davacı buna cevap verebilir mi?
Evet. Siz karşı dava açtığınızda, asıl davanın davacısı artık "karşı davalı" konumuna geçer. Mahkeme sizin karşı dava dilekçenizi ona tebliğ eder ve onun da sizin iddialarınıza karşı iki hafta içinde "Karşı Davaya Cevap Dilekçesi" verme hakkı doğar.
5. Asıl davayı açan kişi davasından vazgeçerse benim karşı davam ne olur?
Asıl davacının davasından feragat etmesi, davasını geri çekmesi veya davanın usulden reddedilmesi sizin karşı davanızı etkilemez. Karşı davanız bağımsız bir dava olduğu için mahkeme sizin dosyanızı incelemeye ve duruşmaları yürütmeye aynen devam eder.
6. Karşı dava açarken ne kadar masraf ödenir?
Karşı davanın türüne göre değişir. Sadece boşanma veya maktu bir talep varsa sabit bir başvuru ve peşin harç ödenir. Ancak karşı davada bir para veya tazminat (örneğin 500.000 TL) talep ediyorsanız, bu miktarın binde 68,31'inin dörtte biri oranında nispi peşin harç ve gider avansı ödemeniz gerekir.
PROFESYONEL HUKUKİ DESTEK
Hukuk yargılamasında usul kurallarına uyulmaması, haklı olduğunuz bir davada bile telafisi imkansız mülkiyet ve hak kayıplarına yol açabilir. Karşı dava açma sürelerinin kesinliği, harçların hatasız hesaplanması ve arabuluculuk gibi dava şartlarının doğru yönetilmesi, ileri düzey bir usul hukuku uzmanlığı gerektirir. Süreçteki tek bir günlük gecikme, karşı taarruz hakkınızı tamamen kaybetmenize neden olabilir.
Proaktif Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, usul hukuku ve icra stratejilerindeki derin yargı tecrübesiyle müvekkillerine güvenilir ve dinamik çözümler sunmaktadır. Hak kayıplarının önüne geçmek, yasal süreler içinde en güçlü savunma stratejilerini kurgulamak ve işlemlerinizi güncel mevzuata tam uyumlu yürütmek için uzman avukat kadromuzla iletişime geçerek profesyonel danışmanlık sürecini başlatabilirsiniz.
