Türkiye Cumhuriyeti'nin jeopolitik konumu, göç hareketleri ve uluslararası iş birlikleri, yabancılık unsuru içeren aile hukuku uyuşmazlıklarını ve idari işlemleri artırmıştır. Yabancı ülke vatandaşlarının Türkiye’de evlenmesi, yalnızca Türk Medeni Kanunu hükümlerine değil, aynı zamanda 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) ve Evlendirme Yönetmeliği kurallarına tabi karmaşık bir süreçtir.
Uygulamada, evlilik işlemlerinin idari ve hukuki boyutunun doğru yönetilememesi, evliliğin kurulamamasına, butlanına veya ilerleyen süreçte ikamet/vatandaşlık haklarının kaybına yol açabilmektedir. Bu kapsamlı rehberde, yabancıların Türkiye’deki evlilik işlemlerinin hukuki altyapısı, stratejik çözüm yolları ve yargısal içtihatlar analiz edilmiştir.
Yabancılık unsuru taşıyan evlilik akitlerinde öncelikle hangi hukukun uygulanacağının tespiti gerekir. 5718 sayılı MÖHUK’un 13. maddesi, evlilik ehliyeti ve şartları konusunda net bir ayrım yapmıştır. İlgili madde uyarınca: "Evlenme ehliyeti ve şartları, taraflardan her birinin evlenme anındaki milli hukukuna tabidir.
Bu hüküm gereğince, Türkiye’de evlenmek isteyen bir yabancının evlenme yaşı, ayırt etme gücü, hısımlık engeli veya önceki evliliğin sona ermesinden itibaren bekleme süresi (iddet müddeti) gibi maddi şartlar kendi ülkesinin kanunlarına göre belirlenir. Ancak evliliğin şekli şartları, yani nikahın nasıl kıyılacağı, resmi görevlinin yetkisi ve merasim usulleri evliliğin yapıldığı ülke hukukuna (lex loci celebrationis) tabidir. Dolayısıyla, Türkiye sınırları içinde kıyılacak tüm yabancı evlilikleri, Türk hukuku tarafından öngörülen resmi nikah şeklinde gerçekleştirilmek zorundadır. Dini merasimler veya yabancı ülke konsolosluklarında yapılan ancak Türk makamlarınca tanınmayan işlemler kurucu unsur eksikliği nedeniyle yoklukla maluldür.
Evlendirme memurluklarının başvuru esnasında talep ettiği en kritik belge, yabancı uyruklu kişinin evlenmesinde kendi milli hukukuna göre bir engel bulunmadığını gösteren Evlenme Ehliyet Belgesidir. Uluslararası hukukta bu belge çoğunlukla Bekarlık Belgesi (Certificate of Celibacy / Certificate of No Impediment) olarak adlandırılır.
Duruşma salonlarında ve idari başvurularda sıkça karşılaştığımız hukuki hataların başında, bu belgenin formatı ve onay mekanizmasındaki eksiklikler gelmektedir. Belgenin sadece yabancı ülkeden alınmış olması Türkiye’de doğrudan geçerlilik kazanması adına yeterli değildir. Belgenin üzerinde mutlaka:
Yabancı resmi belgelerin Türk makamları tarafından resmi evrak statüsünde kabul edilebilmesi için belirli uluslararası tasdik aşamalarından geçmesi zorunludur. Belgenin temin edildiği ülkenin statüsüne göre iki farklı hukuki yol izlenir:
Eğer yabancı uyruklu kişinin vatandaşı olduğu ülke Lahey Sözleşmesine taraf ise, kendi ülkesindeki yetkili makamlardan (genellikle valilikler, dışişleri bakanlıkları veya adliyeler) belge üzerine Apostil Şerhi (Apostille) aldırmalıdır. Apostil şerhi taşıyan evlenme ehliyet belgesi ve doğum belgesi, Türkiye’de yeminli tercüman tarafından Türkçeye çevrilip noter onayından geçirildikten sonra doğrudan evlendirme dairesine sunulabilir.
Sözleşmeye taraf olmayan (örneğin Orta Doğu veya bazı Asya ülkeleri) devletlerin belgeleri için konsolosluk onay zinciri işletilir. Belge, ilgili ülkenin yerel makamlarınca düzenlendikten sonra o ülkenin Dışişleri Bakanlığı tarafından onaylanır. Ardından, ilgili ülkedeki Türk Konsolosluğu belgeyi tasdik eder. Alternatif olarak, yabancı kişi Türkiye’ye geldikten sonra kendi ülkesinin Türkiye’deki konsolosluğundan bu belgeyi alabilir. Konsolosluktan alınan belgenin geçerli olabilmesi için ise Ankara’daki Dışişleri Bakanlığı veya belgenin alındığı ilin Valiliği (Hukuk İşleri Şefliği) tarafından onaylanması şarttır.
MÖHUK madde 13 her ne kadar ehliyet hususunda milli hukuka atıf yapsa da, Türk kamu düzeninin (ordre public) korunması amacıyla Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) emredici hükümleri saklıdır. TMK Madde 124 uyarınca evlenme yaşı sınırları kesin olarak belirlenmiştir:
Evlenme Yaşı Statüsü | Yaş Sınırı | Hukuki Şart |
|---|---|---|
| Olağan Evlenme Yaşı | 17 yaşın doldurulması | Veli veya vasi muvafakati gerekir. |
| Olağanüstü Evlenme Yaşı | 16 yaşın doldurulması | Mahkeme kararı (hakim izni) zorunludur. |
| Mutlak Yasak | 16 yaşın altı | Hiçbir surette evlilik akdi kurulamaz. |
Uygulamada müvekkillerin en çok yanıldığı konulardan biri, yabancı kişinin kendi milli hukukunda evlilik yaşının çok daha düşük olması veya erginlik sınırının bulunmamasıdır. Yabancının milli hukuku izin verse dahi, Türkiye’de yapılacak bir evlilikte tarafların TMK’nın asgari yaş sınırlarına uyması gerekir. Aksi durum, Türk kamu düzenine açıkça aykırılık teşkil edeceğinden evlendirme memuru tarafından işlemin reddini gerektirir.
Türkiye’de evlenmek isteyen kişilerin her ikisinin de yabancı olması durumunda süreç, tarafların aynı veya farklı ülke vatandaşı olmasına göre değişiklik gösterir. Evlendirme Yönetmeliği hükümleri bu doğrultuda net bir çerçeve çizmiştir.
Aynı Ülke Vatandaşları | Farklı Ülke Vatandaşları |
|---|---|
| Kendi konsolosluklarında evlenebilir. Türk evlendirme memuruna da başvurabilir. | Sadece Türk makamları önünde (Belediye/Nüfus) evlenebilir. |
Aynı ülke vatandaşı olan iki yabancı, kendi devletlerinin Türkiye’deki konsolosluklarında, o ülke mevzuatının izin vermesi şartıyla evlenebilirler. Ancak farklı ülke vatandaşı olan iki yabancının konsoloslukta evlenmesi hukuken mümkün değildir; bu kişilerin evlilik akdi ancak Türk yetkili makamları (belediye evlendirme memurlukları veya nüfus müdürlükleri) önünde gerçekleştirilebilir. İki yabancının başvurusunda da her iki taraf için ayrı ayrı evlenme ehliyet belgesi, doğum belgesi, pasaport tercümeleri ve sağlık raporları eksiksiz hazırlanmalıdır.
Türkiye'de geçici koruma, uluslararası koruma statüsünde bulunan, mülteci, şartlı mülteci veya vatansız (haymatlos) kişilerin evlilik işlemleri özel bir idari usule tabidir. Bu kişilerin kendi ülkeleriyle irtibat kurarak evlenme ehliyet belgesi almaları hayatın olağan akışına ve uluslararası sığınma hukukuna aykırıdır.
Bu kapsamdaki kişilerin evlenme ehliyet belgeleri, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü ile Göç İdaresi Başkanlığı kayıtları esas alınarak, kişinin ikamet ettiği ilin İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü tarafından düzenlenir. Dosya incelemesinde, yabancının Türkiye’ye giriş yaparken beyan ettiği kimlik bilgileri ile Göç İdaresi tarafından verilen "Yabancı Kimlik Belgesi" (99 ile başlayan numaralar) arasındaki tutarlılık denetlenir. Eğer kişinin medeni durumu kayıtlarında "bekar" olduğu net olarak tespit edilemiyorsa, idari tahkikat süreçleri işletilir.
Uygulamada en çok hukuki uyuşmazlık yaşanan ve evlendirme memurlukları arasında uygulama birliği bulunmayan konu, vize süresi bitmiş veya kaçak durumdaki yabancıların evlenip evlenemeyeceğidir. Evlendirme Yönetmeliği uyarınca, evlendirme memurları tarafların pasaportlarının ve Türkiye’deki yasal kalış sürelerinin geçerliliğini incelemekle yükümlüdür.
Duruşma salonlarında ve idari dava dosyalarında sıkça karşılaştığımız üzere; Göç İdaresi Başkanlığı tarafından tahdit kodu konulmuş, hakkında sınır dışı etme (deport) kararı alınmış veya vize ihlali süresi çok uzun olan yabancıların evlilik başvuruları evlendirme daireleri tarafından doğrudan reddedilmektedir. Bu aşamada izlenmesi gereken hukuki strateji, idari davanın açılması, meşruhatlı vize süreçlerinin yürütülmesi veya kişinin yasal statüsünün düzeltilmesi adına yetkili kurumlar nezdinde itirazların gerçekleştirilmesidir. Yasal kalış hakkı olmayan bir yabancının yapacağı evlilik, evlendirme memuru tarafından "kamu düzeni gerekçesiyle" engellenebilir.
Evlendirme dairesine yapılacak resmi başvuru esnasında dosyada bulunması gereken belgelerin tam listesi aşağıdadır. Eksik veya usulüne uygun onaylanmamış tek bir belge dahi tüm randevu sürecinin iptaline yol açar:
Türkçe bilmeyen yabancı ülke vatandaşlarının resmi nikah işlemlerinde, hem başvuru esnasında hem de nikah akdinin kıyıldığı merasim sırasında adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu listelerine kayıtlı bir yeminli tercüman bulundurulması yasal bir zorunluluktur.
Tercüman, evlendirme memurunun taraflara yönelttiği soruları ve evlilik sözleşmesinin hukuki sonuçlarını yabancının diline çevirir; ardından yabancının rızasını beyan ettiği "Evet" ifadesini ve imzalanan metinleri Türkçeye aktarır. Merasimde yeminli tercümanın hazır bulunmaması, yabancının irade beyanında sakatlık olduğu iddiasıyla evliliğin iptali (nisbi butlan) davalarına sebebiyet verebileceğinden, şekil şartı olarak sıkı sıkıya denetlenmektedir.
Yabancı evliliklerinde eşlerin mal varlıklarının yönetimi ve olası bir boşanma durumunda malların tasfiyesi, MÖHUK Madde 15 kapsamında düzenlenmiştir. Eşler, evlenme anında veya evlilik süresince mallarının hangi hukuka tabi olacağını yazılı olarak seçebilirler.
Eşlerden Birinin Milli Hukuku | Yerleşim Yeri (İkametgah) Hukuku |
|---|---|
| Örn: Alman veya Fransız Hukuku | Örn: Türk Hukuku Edinilmiş Mallar |
Eşler herhangi bir hukuk seçimi yapmamışlarsa, evlenme anındaki ortak milli hukukları; ortak milli hukukları yoksa evlenme anındaki ortak yerleşim yeri hukuku; bu da yoksa Türk hukuku uygulanır.
Uygulamada, yabancı eşlerin Türkiye'deki mal edinme süreçlerinde mağdur olmamaları adına, nikahtan önce veya nikah esnasında bir Mal Ayrılığı Sözleşmesi yapmaları ve bunu noter marifetiyle ya da evlendirme memurluğuna verecekleri yazılı beyanla resmiyete dökmeleri en stratejik savunma mekanizmalarından biridir. Aksi takdirde, Türkiye'deki yasal rejim olan "edinilmiş mallara katılma rejimi" geriye dönük olarak tüm mal varlığı uyuşmazlıklarını karmaşık bir hale getirebilmektedir.
Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre evlenen yabancı kadının soyadı durumu, Türk vatandaşı kadınlarla aynı kurallara tabidir. Ancak yabancı kadının kendi milli hukukunda, evlense dahi kızlık soyadını tamamen koruma hakkı veya her iki soyadını belirli bir kombinasyonla kullanma zorunluluğu bulunabilmektedir.
Türkiye’de kıyılan nikahta, yabancı kadın eşinin soyadını alır; ancak dilerse evlendirme memurluğuna yapacağı yazılı başvuru ile kendi kızlık soyadını da kocası kütüğündeki soyadından önce kullanabilir. Kendi milli hukukundaki soyadı düzenini aynen korumak isteyen yabancıların, evlilik sonrasında kendi ülkelerinin konsolosluklarına başvurarak pasaport ve kimlik yenileme işlemlerini kendi ulusal mevzuatlarına göre revize ettirmeleri ve Türk nüfus kütüklerine de bu doğrultuda şerh verdirmeleri gerekmektedir.
Nikah akdi tamamlandıktan sonra evlendirme memuru tarafından eşlere, çok dilli (Milletlerarası Kişi Halleri Komisyonu - CIEC formatında) Uluslararası Evlenme Cüzdanı takdim edilir. Bu cüzdan, evliliğin uluslararası alanda doğrudan tanınmasını sağlayan resmi bir belgedir.
Ancak evliliğin Türkiye’de yapılması, yabancı eşin kendi ülkesinde bu evliliğin otomatik olarak nüfus kayıtlarına geçeceği anlamına gelmez. Evliliğin hukuki güvenliği açısından, Türkiye’de düzenlenen evlilik belgesinin (veya nüfus müdürlüğünden alınacak Form B - Uluslararası Evlenme Belgesinin) yabancı eşin Türkiye’deki konsolosluğuna götürülerek kendi ülkesinin nüfus kütüklerine tescil ettirilmesi gerekir. Tescil işleminin yapılmaması, ileride yabancı ülkede açılacak miras, boşanma veya velayet davalarında ciddi hak kayıplarına sebebiyet vermektedir.
Yabancı ülke vatandaşlarının Türkiye'de evlenmesi, çoğunlukla ikamet izni (oturma izni) veya Türk vatandaşlığı kazanılması (TMK Madde 16 uyarınca en az 3 yıl evli kalma şartı) amacıyla bir araç olarak kullanılabilmektedir. Kamu otoriteleri, bu durumun önüne geçebilmek adına muvazaalı (sahte) evlilik şüphesi durumunda geniş çaplı idari ve kolluk tahkikatı yürütmektedir.
Evlendirme memuru veya Göç İdaresi, eşler arasında fahiş yaş farkı, ortak bir dilin konuşulamaması, tarafların birbirlerinin ailelerini tanımaması gibi şüpheli durumlar tespit ederse, dosyayı kolluk kuvvetlerine (Emniyet/Jandarma) bildirir. Yapılan ev tahkikatlarında tarafların gerçekten birlikte yaşayıp yaşamadığı, evliliğin meşru bir aile birliği kurma amacı taşıyıp taşımadığı denetlenir. Muvazaanın tespiti halinde:
Yabancılık unsuru içeren evliliklerin sakatlığı durumunda açılacak iptal ve butlan davalarında Türk mahkemeleri münhasıran yetkilidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 2. Hukuk Dairesi kararlarında, yabancı evliliklerinin iptali süreçlerinde kamu düzeni kriterini katı bir şekilde uygulamaktadır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Esas: 2022/4122 Karar: 2023/1054:
"Yabancı uyruklu davacının kendi milli hukukuna göre evlenme ehliyetine sahip olmadığı, evlilik anında kendi ülkesindeki resmi makamlarca onaylanmış bekarlık belgesinin sahte olduğunun sonradan anlaşıldığı durumlarda, yapılan evlilik Türk kamu düzenini doğrudan ilgilendirdiğinden mutlak butlanla maluldür. Cumhuriyet Savcısı veya ilgililer tarafından açılacak dava neticesinde evliliğin iptaline karar verilmesi hukuka uygundur."
Benzer şekilde, yabancının Türkiye'de evlenirken mevcut bir evliliğini gizlemesi (çift evlilik - bigami) durumunda da TMK Madde 145 uyarınca mutlak butlan davası açılır ve evlilik mahkeme kararıyla sonlandırılır. Bu nedenle, evlilik öncesinde sunulan belgelerin sıhhati yalnızca idari bir formalite değil, evliliğin gelecekteki hukuki varlığının da yegane teminatıdır.
Yabancı ülke vatandaşlarının Türkiye'de evlenebilmesi için kendi ülkelerinden alacakları Evlenme Ehliyet (Bekarlık) ve Doğum Belgelerine Apostil şerhi aldırmaları veya bu belgeleri Türk konsoloslukları/Dışişleri Bakanlığı nezdinde onaylatmaları gerekir. Belgelerin noter onaylı Türkçe tercümeleriyle birlikte yetkili belediye evlendirme memurluğuna başvuru yapılarak resmi nikah kıyılır.
Evlendirme Yönetmeliği uyarınca evlendirme memurları geçerli pasaport ve vize/ikamet izni şartını arar. Vize ihlali olan kişilerin başvuruları genellikle reddedilir; bu durumda öncelikle idari statünün düzeltilmesi gerekir.
Evet, Türkiye'de verilen Uluslararası Evlenme Cüzdanı çok dillidir ve evlilik uluslararası alanda geçerlidir. Ancak evliliğin yabancı eşin ülkesinde de hüküm doğurması için ilgili konsolosluğa tescil ettirilmesi şarttır.
Doğrudan kabul edilmez. Lahey Sözleşmesine taraf olmayan ülkelerin belgeleri, o ülkedeki Türk Konsolosluğu veya Türkiye’deki ilgili konsolosluk tarafından onaylandıktan sonra Türk Dışişleri Bakanlığı ya da Valilikçe tasdik edilmelidir.
Aynı ülke vatandaşı olan iki yabancı kendi konsolosluklarında veya Türk evlendirme memurluklarında evlenebilir. Farklı ülke vatandaşı olan iki yabancı ise yalnızca Türk evlendirme memurlukları önünde evlenebilmektedir.
Kendi ülkelerinden belge alamayacak durumda olan mülteci, sığınmacı veya vatansız kişilerin evlenme ehliyet belgeleri, Göç İdaresi kayıtları baz alınarak ikamet ettikleri ilin İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü tarafından düzenlenir.
Eşler evlilik esnasında hangi hukuku seçeceklerini yazılı olarak belirleyebilirler. Seçim yapılmaması halinde evlenme anındaki ortak milli hukuk, o da yoksa ortak ikametgah hukuku (Türk hukuku yasal rejimi) uygulanır.
Yabancılık unsuru içeren evlilik işlemleri, uluslararası sözleşmelerin, milletlerarası özel hukuk kurallarının ve idari yönetmeliklerin kesişim noktasında yer alan, hata kabul etmez süreçlerdir. Evrak tescilindeki en ufak bir usul eksikliği, evliliğin kurulamamasına neden olabileceği gibi gelecekte telafisi imkansız sınır dışı edilme veya vatandaşlık hakkının kaybı gibi ağır idari yaptırımlarla sonuçlanabilir.
Proaktif Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, çeyrek asırlık köklü geçmişi ve yabancılar ile aile hukuku alanındaki derin uzmanlığıyla, uluslararası evlilik süreçlerinizin bürokratik ve hukuki aşamalarını profesyonel olarak yönetmektedir. Sürecin başından nikah akdinin eksiksiz tamamlanmasına ve uluslararası tescil işlemlerine kadar olan tüm süreçte hukuki güvenliğinizi sağlamak adına büromuzla iletişime geçebilir, uzman avukat kadromuzdan randevu talep ederek profesyonel danışmanlık hizmeti alabilirsiniz.