İcra ve iflas hukukuyla alakalı süreci olan alacaklı tarafın yaşadığı durumlardan bir tanesi borçludan alacağını tahsil edememesidir. Tam bu noktada hukukun bize sunduğu imkanlardan tasarruf iptali davası, süreci resmi ve çözümcül yaklaşımla sunuyor. Davanın amacı mülkiyeti geri getirmek değil, alacaklıya o mal üzerinden cebri icra yetkisi tanımaktır. Bu davalar teknik detaylar ve ispat yükümlülüğü açısından karmaşıktır.
Tasarruf iptali davası nedir?
Borçlu; haciz yoluyla takipte haciz işleminden önce, iflas yoluyla takipte iflas kararı açıklanmadan önce malı istediği şekilde tasarruf etmekte ve konu malı saklamakta alacaklıdan kaçırmaktadır. Bu şüpheli işlem karşısında alacaklı, tasarruf iptali davası açarak borçlunun hileli tasarruf işlemini hiç sonuç doğmayacak hale getirmektedir. Borçlunun kaçırmak için mal varlığından çıkardığı şeyleri, sanki çıkarmamış gibi işlem yapılmamasını amaçlar. Ancak bu davayla beraber borçlunun tasarruf ettiği üçüncü kişi, alacaklının işlemlerine katlanma yükümlülüğündedir.
Tasarruf iptal davasının şartları nelerdir?
Tasarruf iptali davasının İİK. Mad278 279 ve 280 şartlarından önce bu gereklilikler sağlanmalıdır.
Alacaklının sunduğu; borçlunun, borcunu ödediğinde acizlik içinde olmadığını gösterir belgedir. Eğer alacaklıya yeterli emval sağlanamaması halinde borçlu aciz duruma düşmekte ve borcu yerine getirme yükümlülüğü doğmamaktadır.
Geçici Aciz Belgesi (İİK m. 105): Borçlunun adresinde yapılan haciz sırasında, haczedilecek mal bulunamadığını veya bulunanların borcu karşılamaya yetmediğini gösteren "haciz tutanağı", kesin aciz vesikası yerine geçer.
Vesikanın Tamamlanabilirliği: Aciz vesikası davanın açıldığı sırada mevcut olmasa bile, davanın her aşamasında (karar kesinleşinceye kadar) dosyaya sunulabilir. Mahkeme bu eksikliği gidermesi için davacıya süre vermek zorundadır.
Tasarruf iptali davasında karar verilebilmesi için dava öncesi veya sırasında icra takibinin ve alacağın kesinleşmesi gereklidir
Akrabalık ve Yakınlık (İİK 278/3-1): Borçlunun eşine, çocuklarına, kardeşlerine veya yakın akrabalarına yaptığı satışlarda malın bedeli tam ödenmiş olsa dahi, yasa gereği bağışlama (ivazsız tasarruf) sayılır. Burada alacaklının "mal kaçırma kastını" ispatlamasına gerek yoktur; kanun bunu varsayar.
Ticari İşletme Devri (İİK 280/3): Borçlu bir ticari işletmeyi veya fabrikadaki tüm mevcudu devrederse, devralan kişinin borçlunun alacaklılarını zarara uğratma kastını bildiği kabul edilir. Bu karineyi çürütmek, devralan üçüncü kişi üzerindedir.
Bedel Farkı: Malın gerçek değeri ile satış bedeli arasında fahiş fark varsa, bu işlem m. 278 kapsamında doğrudan iptale tabidir.
İptali istenen işlem borcun doğum tarihinden sonra yapılmalıdır. Borç öncesi tasarruflar iptale konu olamaz
Tasarruf iptali davası nasıl açılır?
Dava, Asliye Hukuk Mahkemesi`nde açılır. Yetkili mahkeme ise davalının yani borçlu veya malı devralan üçüncü kişinin yerleşim yeri mahkemesidir.
Dilekçede bulunması gerekenler:
Tasarrufun iptali davası nispi harca tabiidir. Harç miktarı takip konusu alacak miktarı ile iptali istenen tasarrufun değerinden hangisi az ise onun üzerinden hesaplanır.
Tasarruf iptali davasına konu olabilecek işlemler
Bu madde kapsamındaki işlemler için borçlunun kötü niyetli olması şart değildir. Kanun, bu işlemlerin alacaklıyı zarara uğrattığını peşinen kabul eder.
Akrabalık Karinesi: Borçlu ile işlem yapan 3. kişi arasında; eş, altsoy, üstsoy, 3. dereceye kadar kan hısımlığı (kardeş, amca, dayı, hala, teyze) veya sıhri hısımlık (eşin akrabaları) varsa, yapılan satış "bağışlama" hükmündedir.
Fahiş Bedel Farkı: Tasarruf tarihindeki malın gerçek değeri (piyasa rayici) ile tapuda/sözleşmede gösterilen satış bedeli arasında önemli bir fark olmasıdır
borçlunun henüz iflas etmediği veya tam aciz belgesi almadığı ancak mali durumunun sarsıldığı dönemdeki "şüpheli" ödemelerdir.
Kötü Niyetin Bilinmesi: 3. kişinin, borçlunun mali durumunu ve mal kaçırma kastını bildiği veya bilmesi gerektiği durumlar esastır.
Zamanaşımı ve hak düşürücü süre
Dava kabul edildiğinde, söz konusu malın mülkiyeti üçüncü kişide kalmaya devam eder ancak alacaklı, o malı haciz ettirip sattırma yetkisi kazanır. Satış bedelinden alacağını alır, artan para olursa üçüncü kişiye iade edilir.
Hak Düşürücü Süre: İptali istenen tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren 5 yıl geçmesiyle dava açma hakkı düşer.
Verilen kararın icrası
Davanın kabul kararı vermesiyle İik.mad283 alacaklı konu olan malı cebri icra yoluyla borçludan veyahut borçluyla işlem yapan üçüncü kişilerden elde etme hakkını kazanır. Eğer davalı üçüncü taraf malı elinden çıkarmışsa malın değeri kadar tazminata hükmolunur. Davalı üçüncü taraf bağışla beraber malı aldıysa elinde olanı kadarını geri vermekle yükümlüdür.
Tasarruf iptali davasında avukat desteği
Dava sürecinde hak kaybına uğramamak, davacının alacağını kesintisiz ve eksiksiz bir şekilde almasını sağlamak için süreci avukat ile yürütmeniz tavsiye edilir. Tasarruf iptali davsı normal alacak davasına göre daha karmaşıktır. Tapu kayıt belgesi, bilirkişi raporları gibi gerekli belgeleri derlemek zamanında mahkemeye sunmak gereklidir. Avukat desteğiyle beraber bunları kolaylaştırabilirsiniz.
Bu süreçte Proaktif Hukuk olarak sizlere:
o Dava dilekçesinin profesyonel şekilde hazırlanması
o Bu süreçte müvekkilimizle iletişim halinde olmak
o Davanın seyri hakkında bilgilendirmek
o İşlemin neden muvazaalı olduğunun ispatı
o Alacaklının borçludan alması gereken miktar
o Mahkeme sürecinin yönetilmesi
yetkin avukatlarımız aracılığıyla yardımcı olmaktayız.
Sıkça sorulan sorular
Davayı kim açabilir?
Tasarrufun iptali davasını alacaklı açabilir. Alacaklının borçludan olan alacağını icra takibine koymuş olması veya mahkeme kararıyla tespit edilmiş olmalıdır.
Hangi işlemeler davaya konu olabilir?
İptal davası kazanıldığında alacak doğrudan ödenir mi?
Hayır. Mahkeme sadece haciz ve satış işlemi yapmasına olanak tanır. Alacaklı icra takibini işletmeli ve iptal edilen malı haczederek satış sürecini başlatmalıdır.
İptal edilen tasarruf malı üçüncü kişi yeniden satmışsa ne olur?
Hayır. İcra ve iflas kanunu m. 280`e göre, üçüncü kişi borçlunun mal kaçırmak kastıyla hareket ettiğini bilmesi veya bilmesi gerektiği hallerde iyiniyetli sayılmaz. İşlem iptal edilir.
Ne kadar sürede dava açılabilir?
İptal davası, tasarruf tarihinden itibaren 5 yıl içinde açılabilir. Bu süre hak düşürücü süredir, mahkeme resen dikkate alır.